ABD Başkanı Donald Trump, İran’la nihai bir nükleer anlaşma sağlanamaması halinde yeniden saldırı başlatacaklarını söyledi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ‘kendilerine şükretmesi gerektiğini’ belirtti.

New York Times’a (NYT) konuşan Trump, İran’la anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nda ‘kalıcı ücretsiz geçiş’ sağlayacağını savundu.
‘Obama’nın anlaşmasından daha iyi’
Nihai bir nükleer anlaşmaya varılamaması halinde ise Tahran’a saldırıları yeniden başlatacağını belirtti, daha sonra sözü zenginleştirilmiş uranyuma getirdi:
“Yeni mutabakat, İran’ın nükleer silah geliştirememesini veya satın alamamasını güvenceye alacak. Bu, (eski ABD başkanı Barack) Obama’nın 2015’te İran’la imzaladığından daha iyi.
İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl süreyle askıya alması meselesini hala müzakere ediyor ancak 15 yılı da kabul ederim. İran’ın kapasitesi ‘askeri amaçlara asla hizmet edemeyecek’ düşük düzeyde uranyum zenginleştirmeyle sınırlı tutulacak.”
Trump anlaşmadan önce pek çok kez İran’ın nükleer silah sahibi olmamayı kabul ettiğini iddia etmişti.
ABD başkanı, ‘İran’a düzenlenen saldırılar, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nın kapatması ve 13 Nisan’da başlattıkları deniz ablukasının Ortadoğu’yu ABD’nin lehine yeniden şekillendirdiğini’ iddia etti.
‘Netanyahu bize şükretmeli, İran’ın nükleeri olsa İsrail iki saat ayakta kalamazdı’
Trump, İran’la mutabakatın Netanyahu’nun itirazlarına rağmen sağlandığına işaret etti. Sonra İsrail’in Beyrut saldırısını “Yaşanmaması gerekirdi” diye eleştirdi:
“(Netanyahu) Çok zor bir adam. Dürüst olmak gerekirse bunu yaptığımız için bize çok şükretmeli. Zira İran’ın nükleer silahı olsaydı İsrail iki saat bile ayakta kalamazdı.”
ABD-İran anlaşması
Arabulucu Pakistan’ın başbakanı Şahbaz Şerif, gece (15 Haziran), 28 Şubat’tan bu yana savaşan ABD ve İran’ın barış anlaşmasına vardığını duyurdu.
İslamabad Mutabakatı adlı anlaşmayı hem İran hem ABD tarafı doğruladı.
İki tarafın ‘Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonları derhal ve kalıcı olarak sona erdirdiğini ilan ettiğini’ aktaran Şerif, imzaların 19 Haziran’da İsviçre’de atılacağını duyurdu.
Pakistan başbakanı daha sonra ABD ve İran’a ‘diplomatik çözüm bulmaya bağlılıkları’; Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’a ise arabuluculuğa katkıları nedeniyle teşekkür etti.
Peşinden Trump, Truth Social hesabından İran’la anlaşmanın tamamlandığını “Herkese tebrikler” diyerek duyurdu ve şöyle yazdı:“Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz açılmasını, aynı zamanda ABD donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın.“
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi’yse mutabakat metninin imza töreninden önce kamuoyuna açıklanacağını aktardı; sonra şu bilgileri paylaştı:
“İki heyetin başkanları, görüşmelerin gelecekteki düzenlemelerini belirlemek için müzakereler yürütecek. O zamana kadar, ABD tarafının savaşı sona erdirmek, ablukayı kaldırmak ve varlıkları serbest bırakmak konusundaki taahhütleri doğrulanacak.
60 günlük görüşmeler, ABD’nin bu taahhütleri yerine getirmesine bağlıdır. Anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 günlük sürede yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik kalkınma mekanizması gibi konular müzakere edilecek.”
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, “Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz, İsrail, ABD’nin bir sömürgesi (tebaası) değil” dedi.
İsrailli Yedioth Ahronot gazetesi de Netanyahu’nun telefonda Trump’a “Lübnan’a ilişkin maddeler bizi bağlamaz, saldırılara devam edeceğiz” dediğini yazdı. Gazete, haberi adı açıklanmayan İsrailli yetkililere dayandırdı.
ABD ve İran, anlaşma öncesi 10-11 Haziran’da karşılıklı saldırılar düzenlemişti.