CHP üyesi Muharrem İnce, partisindeki gelişmelere ilişkin, “Hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımızın süreci soğukkanlılıkla takip etmeleri, ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeleri gerekir” dedi.

Uzun yıllar CHP’de görev yapan İnce, 2018’de partinin cumhurbaşkanı adayı olmuş, Şubat 2021’de CHP’den ayrılarak Mayıs 2021’de Memleket Partisi’ni kurmuştu. İnce, Haziran 2025’te CHP’ye dönmüştü.
X hesabından ‘Nerede durduğumu soranlara cevabımdır: CHP’nin yanındayım’ başlığıyla iki sayfalık bir açıklama yayınlayan İnce, mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘arınma’ ve aynı kararla görevden uzaklaştırılan Özgür Özel’in ‘direnme’ sözlerine atıfla partinin bölündüğüne vurgu yaparak özetle şunları söyledi:
‘CHP, saray rejiminin tuzağına düştü’
* CHP, Türkiye’nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır; eşit ve özgür bireyler üzerinde yükselen demokratik Cumhuriyet yok olur. CHP bu nedenle hedeftir. İktidar ve medyası CHP’yi parçalamak için adeta çırpınmaktadır.
* Ne yazık ki CHP, Saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür. ‘ARINMA’ ve ‘DİRENME’ kavramları etrafında, CHP’yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz, yersiz ve talihsiz sert bir kavga yürütülmektedir. Kavgayı kızıştıran, Partiyi ayrıştıran eylem ve söylemlerin, CHP’nin ve Türkiye’nin aleyhine olduğunu görmemek için siyaseten kör olmak gerekir.
‘CHP’den ayrılıp yeni parti kurmanın doğru bir yol olmadığını söylemeliyim’
* CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan dil, din, mezhep, ırk veya etnik köken ayrımı gözetmeksizin, devletle hukuki bağı eşit yurttaş olarak gören anlayıştan ve laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni savunmaktan asla vazgeçemez. Süreçte hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımızın süreci soğuk kanlılıkla takip etmeleri, asla mücadeleyi ve Partiyi bırakmamaları, ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeleri gerekir.
* Bir dönem, CHP’den ayrılma deneyimini yaşamış ve geri dönmüş biri olarak CHP’den ayrılmanın ve yeni bir parti kurmanın doğru bir yol ve siyasi karar olmadığını bütün samimiyetimle yol arkadaşlarıma söylemeliyim.
‘Acil bir tüzük kurultayı toplanmalı’
* O halde ne yapmalı? CHP mutlaka ayakta kalmalı; parçalanmamalıdır. CHP çıkarların değil, ilkenin ve kamu yararının partisi konumunu güçlendirmeli, seçmenin sahip çıkacağı ve göğsünü gere gere gururla savunacağı bir parti haline gelmelidir.
* AKP iktidarlarının olağan hale getirdiği siyaset üzerinden zenginleşme ve kamu kaynakları üzerinden ideolojisine bağlı sermaye sınıfı yaratma anlayışı CHP’de nefes alamamalı ve hayat bulmamalıdır. CHP’nin gerçek sahibi üyeleridir. Hiç itiraz etmeden acil bir Tüzük kurultayı toplanmalıdır. Tüzük AKP Tüzüğünden aşırılan maddelerden temizlenerek, genel başkan, parti meclisi, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin Parti üyeleri tarafından seçileceği demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır.
* Demokrasi halkın iradesine dayanır. Demokrasiyi savunan CHP de üyelerinin iradesine dayanmak ve meşruiyetini üyelerinden almak zorundadır. Ardından da hiç geciktirilmeksizin genel başkan ve parti meclisinin Parti üyeleri tarafından seçileceği kurultay acilen toplanmalı ve despotik saray rejiminin tuzağı boşa çıkarılmalıdır.
‘Yoksulluk konuşulmuyor, medyamız mutlak butlan davasıyla yatıp kalkıyor’
* Saray rejimi, başarısızlıklarını perdelemek, Türkiye’ye verdiği zararın konuşulmasını engellemek ve rejim değişikliği sürecinde CHP’yi güçten düşürüp pasifize etmek için halkın önüne CHP’yi, CHP’nin önüne de CHP’yi parçalamak için CHP’lileri atmıştır.
* Türkiye’de işsizlik, üretimsizlik, açlık, yoksulluk, pazardaki pahalılık, evlerde kaynamayan tencereler, hastanelerde tedavi göremeyenler, okula aç giden çocuklar, gelir dağılımı eşitsizliği, yoksul halktan enflasyon yoluyla zenginlere aktarılan sermaye transferi, emeklilere reva görülen sefalet ücreti, gençlerimizin gasp edilen geleceği konuşulmamakta, siyaset dünyamız ve medyamız hep birlikte ve el ele CHP’li belediyelere yapılan yolsuzluk operasyonları ve mutlak butlan davasıyla yatmakta ve bunlarla kalkmaktadır.
‘Arınmak, direnmek yetmez bu noktaya nasıl geldiğimizle yüzleşmek zorundayız’
* Planlandığı ve dolayısıyla beklenildiği üzere mutlak butlan kararıyla birlikte CHP ikiye bölünmüş; butlan ile gelenler ‘ARINMAK’, butlanla gidenler ‘DİRENMEK’ kavramlarını politikalarının temeline yerleştirerek giriştikleri mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi CHP’nin Genel Merkezine polisle girildiği ve CHP Genel Merkezinin polisle boşaltıldığı görüntüleri dünyaya izletmişlerdir.
* Bugün Grup toplantısı öncesinde yaşananları da bu süreçten ayrı düşünmemek ve umudunu CHP’ye bağlayan milyonlarca seçmenin gözyaşlarına sebep olduğunu görmezden gelemeyiz.
* Arınmak, direnmek yetmez bu noktaya nasıl geldiğimizle ilgili de yüzleşmek zorundayız. Sonuç Olarak: CHP yalnızca bir seçim partisi değil, Cumhuriyet’in kurucu partisidir. Bu itibarla CHP’nin görevi, yalnızca iktidarı değiştirmek değil, Türkiye’nin yönünü değiştirmektir. Bunun için CHP’nin parçalanması değil, bütün kadrolarıyla kol kola, sımsıkı, omuz omuza ve başı dik bir şekilde ayakta durması gerekmektedir.