Namık Tan: Yolun sonu aydınlık

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bazı akademisyenler ve yazarlar Türkiye’nin Batı baskısı ile modernleşmesini ilerlettiğini iddia etse de, halkın desteği olmadan hiçbir toplumsal reformun kalıcı olamayacağının altını çizmek gerekiyor. Atatürk’ten bu yana şekillenen Cumhuriyet modernleşmesinin hâlâ canlı olması da, halkın bu dönüşümü kabulüne ve desteklemesine dayanıyor.

Modernleşme ve rejim yolculuğumuzdaki bu dönüm noktasında son aşamaya gelmiş görünüyoruz. Yaşadığımız dönem, Türkiye’nin tüm demokratik birikiminin askıya alınmasıyla sonuçlanabilir, fakat bu, muktedirlerin arzu ettiği kadar kolay mı: işte orası meçhul…

Bu süreçte kim ne derse desin 150 yıllık parlamenter geleneğe ve 103 yıllık bir cumhuriyete sahip Türkiye’nin halkı demokrasiyi, herkesin eşit haklara sahip olduğu yurttaşlığı, hukukun üstünlüğünü bir değer olarak özümsemiş görünüyor. Devleti elinde bulunduranların CHP Genel Başkanı olarak tanımayı reddettiği Özgür Özel’i, ücra illerin dağ köylerindeki dar gelirli insanlar bile bağrına basabiliyor.

AKP ve MHP’nin kutsal ve sorgulanamaz devlet anlatısının aksine bu ülkenin halkı, modernleşmenin en önemli adımı olarak demokratik değerleri içselleştirmiş ve Cumhuriyetin amaçları belli ki hasıl olmuş.

Nitekim zor günlerden geçiyoruz ama yolun sonu aydınlık: Örnek aramaya gerek yok, muhtaç olduğumuz kudret kendi tarihimizde ve halkımızın haksızlığa karşı direniş tecrübelerinde fazlasıyla mevcut.

Namık Tan’ın yazısı