Kulislerde şantajlar, kaset iddiaları da yoğun konuşuluyor.
Kimi siyasetçiler, “seçilmişler” direndikçe kasetlerin yayınlanma ihtimalinin arttığından söz ediyor.
Elbette konuştuğumuz herkes, bu yöntemlerin siyasete, haklara ve hatta etik standartlara uymadığını da söylüyor.
Bunu bizler de defaatle yazıyor, bu tarz itibar suikastlarına izleyici olarak bile destek vermemek gerektiğini söylüyoruz.
Kulislerde aynı zamanda gelecek operasyon beklentileri de konuşuluyor.
Seçilmiş CHP’nin bazı ünlü isimlerine, ayrıca medyaya yönelik bir operasyon, bazı medya kuruluşlarına ise kayyım ataması beklendiğinden söz ediliyor.
Bakınız, Özgür Özel’in de konuşmasında vurguladığı gibi, bu bir parti içi mesele veya CHP’nin sadece kendi içinde çözmesi gereken bir mesele değil.
Bu aslında CHP’li olan olmayan herkesin, hepimizin meselesi.
Bu Türkiye’nin meselesi.
Bu meseleye sahip çıkmak, aslında kendi haklarımıza ve yarınlarımıza da sahip çıkmak demek.
O sebeple de “seçilmiş CHP’lileri” bu mücadelede, başlarına ne gelecek olursa olsun, desteklemeye devam etmek önemli.