Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde başlayan Ebola hastalığı salgını Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından uluslararası koordinasyon gerektiren ciddi bir halk sağlığı acil durumu olarak değerlendirildi.

Kısa sürede sağlık çalışanlarını ve toplumu etkileyen Ebola, Uganda’ya ithal vakalarla sınır ötesi yayılım da göstermişti.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu’nun (UDEK) hazırladığı bilgi notundan derlediğimiz ‘9 soruda Ebola salgını’:
1.WHO son salgını neden ‘Uluslararası Öneme Sahip Halk Sağlığı Acil Durumu- PHEIC’ ilan etti, ancak pandemi olarak değerlendirmedi?
Bu kararın temel nedenleri, Uganda’da bildirilen olguların Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden seyahat öyküsü bulunan kişilerde saptandığı için ithal olgu olarak değerlendirilmesi, sınır ötesi yayılım riskinin bulunması, sağlık çalışanlarında enfeksiyon ve ölümler gelişmesi, toplum içi ölüm kümeleri, yüksek nüfus hareketliliği, sağlık sistemindeki kırılganlık, güvenlik sorunları ve insani kriz, Bundibugyo virüsüne karşı lisanslı aşı ve özgül tedavi bulunmaması olarak açıklandı. Ancak örgüt olayın pandemik acil durum kriterlerini karşılamadığını da özellikle vurguladı. Bunun nedeni, salgının henüz küresel ölçekte sürdürülebilir toplum içi yayılım göstermemesi ve esas olarak bölgesel düzeyde sınırlı kalması. Örgüt ülkeleri sınır kapatmaktan kaçınmaya, bilimsel temeli olmayan seyahat ve ticaret kısıtlamaları uygulamamaya, sürveyans ve temaslı takibini güçlendirmeye, sağlık çalışanlarını korumaya, güvenli defin uygulamalarını artırmaya çağırdı.
2. Ebola hastalığı nedir, hangi virüsler neden olur ve ilk ne zaman tanımlandı?
Ebola hastalığı filoviridae ailesindeki orthoebolavirus cinsine ait virüslerin neden olduğu, ağır seyirli ve sıklıkla ölümcül viral hemorajik ateş tablosu. Günümüze kadar altı farklı orthoebolavirus türü tanımlandı. Bunlardan Ebola virus (EBOV) Sudan virus (SUDV) Bundibugyo virus (BDBV), insanlarda salgınlara yol açıyor.
Hastalık ilk kez 1976’da iki eş zamanlı salgın sırasında tanımlandı. Hastalık adını Yambuku yakınındaki Ebola Nehri’nden aldı.
3. Ebola virüsünün doğal kaynağı nedir ve insanlara nasıl bulaşır?
Ebola, zoonotik bir enfeksiyon. Doğal rezervuarın pteropodidae ailesine ait meyve yarasaları olduğu düşünülüyor. İnsan enfeksiyonu, enfekte yarasalar, şempanzeler, goriller, maymunlar, orman antilopları, oklu kirpiler gibi vahşi hayvanların kanı, sekresyonları veya dokularıyla temas sonrası başlayabilir. İnsandan insana bulaşsa kan, kusmuk, dışkı, semen, diğer vücut sıvıları, kontamine yüzeyler ve malzemeler ile doğrudan temas sonucu gerçekleşir. Güvenli olmayan defin uygulamaları da önemli bulaş kaynaklarından. Hastalar belirtiler başlamadan önce bulaştırıcı değil.
4. Hastalığının belirtileri nelerdir?
İnkübasyon süresi 2–21 gün arasında değişir. Klinik tablo çoğunlukla ani başlangıçlı olup; ateş, halsizlik, miyalji, baş ağrısı, boğaz ağrısı görülür. İlerleyen dönemde kusma, ishal, karın ağrısı, döküntü, böbrek ve karaciğer fonksiyon bozuklukları, santral sinir sistemi etkilenmesi gelişebilir. Toplumdaki yaygın algının aksine kanama her hastada görülmez, genellikle ileri evrede ortaya çıkar.
5. Enfeksiyonda ölüm oranı ne kadardır?
Ebola hastalığında ortalama ölüm oranı yaklaşık yüzde 50. Ancak önceki salgınlarda mortalite oranları yüzde 25’le yüzde 90 arasında değişti. Virüs türü, erken tanı, destek tedavisinin kalitesi, yoğun bakım olanakları, sıvı-elektrolit yönetimi, enfeksiyon kontrol önlemleri, ölüm oranlarını etkileyen faktörler. Özellikle erken yoğun destek tedavisinin sağkalımı belirgin artırdığı gösterildi.
6.Tanısı nasıl konur ve ayırıcı tanıda hangi hastalıklar düşünülmelidir?
Ebola hastalığı erken dönemde sıtma, tifo, şigelloz, menenjit, diğer viral hemorajik ateşler ile karışabilir. Kesin tanı için RT-PCR, ELISA, antijen yakalama testleri, hücre kültürü ile virüs izolasyonu kullanılıyor. Hasta örnekleri çok yüksek biyogüvenlik riski taşıdığı için maksimum biyogüvenlik önlemleri altında çalışılmalı.
7. Sağlık çalışanları Ebola açısından neden özel risk altındadır?
Kan ve vücut sıvılarıyla temas, aerosol oluşturabilecek işlemler, kontamine yüzeyler, kesici-delici alet yaralanmaları nedeniyle yüksek risk altında. El hijyeni, kişisel koruyucu ekipman (PPE), izolasyon, güvenli enjeksiyon uygulamaları, triaj sistemleri, çevresel dezenfeksiyon kritik öneme sahip.
8. Ebola hastalığında güncel tedavi yaklaşımı nedir?
Ebola tedavisinin temelini optimize edilmiş yoğun destek tedavisi oluşturur. Bu sıvı replasmanı, elektrolit dengesi, ağrı kontrolü, beslenme desteği, eşlik eden enfeksiyonların tedavisi gibi uygulamaları içerir. Ebola virüs hastalığında iki monoklonal antikor tedavisi öneriliyor. Ancak Sudan ve Bundibugyo virüs hastalıkları için henüz onaylı spesifik antiviral tedavi bulunmuyor.
9. Aşısı var mı?
Ebola virüs hastalığı için lisanslı aşılar mevcut. Bunlar Ervebo®, Zabdeno®, Mvabea® aşıları. Özellikle Ervebo® salgın kontrolünde halka aşılama stratejilerinde kullanılıyor. Buna karşın Sudan virüsü ve Bundibugyo virüsü için halen onaylı aşı bulunmuyor. Aday aşı çalışmaları devam ediyor.