Mustafa Yalçıner: 'Denizler aşılmalı'dır!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Hedefini “Deniz olmak” olarak belirleyen devrimci komünist gençlere sözüm. Hedef yerinde. Kolay mı? Çok da kolay değil.

“Deniz olunmalı” dendiğinde kaçınılması gereken Deniz’in yaşadığı koşullarla günümüzdekilerin farkını ayırt etmeden gençlerin kendilerine yapabilecekleri haksızlık. Türkiye’de örneğin 1970’te doruğuna ulaşıp ardından alçalmaya başlayan devrim dalgasının yüksekliğiydi. Bir antifaşist savaş olarak gelişen II. Büyük Savaş ve ardından yaşanan koşulların ürünü olarak ortam devrimciydi.

Dönemin -bugünkü gibi- en saldırganı olan Amerikan emperyalizmi Küba’nın ardından Vietnam’da da yenilgiye koşmaktaydı ve Afrika’da sömürgecilik sistemi çökmüş onlarca yeni bağımsız devlet doğmuştu. Emperyalizm hiç de baş edilemez bir güç olarak görünmüyordu. İşbirlikçileri de öyle.

Bugün yine o noktaya doğru gidiyoruz, ancak henüz orada değiliz ve bu büyük bir farklılık.

Dolayısıyla Denizler şunları yaptılar ama “Bizim elimizden gelmiyor” duygusu koca bir haksızlık. Deniz olunmalı diyen gençler bunu yapmamalı.

19 Mart’ta Deniz’in açtığı yoldan yürümekte olan gençler de İstanbul Üniversitesini örneğin boşaltıp barikatları aşa aşa binlerce öğrencinin Saraçhane’ye ulaşmasını başararak toplumsal direnişi tetiklediklerini bilmeliler. Başardıklarıyla Deniz’den çok da aşağı kalmadılar.

Ve sorun bundan sonrasında. Deniz olmada ısrarlı olunacak. Ama bunun yeteceği sanılmasın. Denizler çünkü, evet çok şeyi değiştirip sonunda Deniz’in son sözleriyle yürünecek yolu gösterdiler; ama değiştiremedikleri çok şey de kaldı. Öncelikle iktidar olmayı başaramadılar ki başlıca hedefleri buydu.

Kitlesellikle başlayıp kendilerini gönüllü olarak daralttılar.  

Tabii ki hâlâ “Deniz olunmalı”dır, slogan eskimiş değildir, ama artık -hiç şımarıp büyüklenmeden- yanına ek gerektir: “Denizler aşılmalı”dır!

Mustafa Yalçıner’in yazısı