Ruhi Uzunhasanoğlu: Bu ülke adil, özgür, bağımsız olsun diye gencecik ömrünü verenler var o ADA'da

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Karşıyaka mezarlığı o tarihlerde kuş uçmaz bir yerdir. İdam edilen üç insan 6 Mayıs sabahı gün doğmadan bu mezarlığa getirilir.

Deniz, Yusuf, Hüseyin’in babaları ve abisi Ulus’ta bir otelde kalmaktadır. Sabaha karşı resmi görevliler otele gider, infazın gerçekleştiğini bildirir ve onları da alıp Karşıyaka mezarlığına götürürler. Denizin abisi Bora kardeşini İstanbul’a götürmek ister. Çeşitli bahaneler, gerekçeler ileri sürülür, izin verilmez.

Gün ışımadan, sessizliğin bile korkudan çekildiği bir vakitte, yoğun güvenlik önlemleri içinde, alelacele kazılmış toprağa verilir üç fidan. Aralarında birer mezar boşluk bırakılarak. Sanki yan yana gelmelerinden bile korkulmuştur.

Denizlerin defnedildiği yere yakın, 19 Şubat 1972’de İstanbul Arnavutköy’de öldürülen Ulaş Bardakçı da yatmaktadır.

Gazetelerde şöyle bir haber vardır o günlere dair, “Ulaş Bardakçı’nın mezarına çelenk koyan üç üniversiteli kız gözaltına alındı.”

Ölülerden bile korkulan bir zamandır.

30 Mart 1972’de Kızıldere’de 10 devrimci öldürülür. Ailelere “gelin cenazelerinizi alın” denilir. Mahir’in cenazesini alan ailesi onu Ankara’ya Karşıyaka Mezarlığına götürür. Mahir de Ulaş’ın yattığı yere yakın bir yere gömülür.

Karşıyaka Mezarlığı’ndaki bir ADA oluşur.

Yolunuzu Ankara’ya, Karşıyaka Mezarlığına düşürün vaktiniz olduğunda.

Bu ülke adil, özgür, bağımsız olsun, diye gencecik ömrünü verenler var o ADA’da.

Ruhi Uzunhasanoğlu’nun yazısı