CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim talebini Meclis’teki 23 Nisan özel oturumunda yineledi; yargı kararlarını işaret edip “Ateşle oynuyorlar” dedi.

Özel, CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı çıkacağı tartışmalarına ise “Biz, boynumuzu veririz ama boyun eğmeyiz. Biz, devleti kuran partiyiz. Bir avuç darbeciye teslim olmayız” diye tepki gösterdi.
‘Tunalı Hilmi Bey’in anlattıkları, 105 yıl sonra 19 Mart darbesiyle ülkenin gerçeği haline geldi’
CHP liderinin açıklaması özetle şöyle:
* Sayın başkan, değerli milletvekilleri ilk bayramımız Ulusal Egemenlik Bayramı. Bakın elimde 1921’den Meclis tutanakları var. O esnada Teşkilat-ı Esasiye Kanunu görüşülüyor.
* Görüşmelerde nahiye müdürüne, yani bir bucağın yerel siyasi amirine 24 saatle bir hafta arasında tutuklama yetkisi verilmek isteniyor.
* Bolu Mebusu Tunalı Hilmi Bey buna şiddetle itiraz ediyor. “Eğer tutuklama yetkisi bağımsız ve tarafsız birine değil de nahiye müdürüne verilirse siyasi rakiplerini tutuklar” diyor.
* Yani mesele şu; bir vatandaşı ya da bir siyasetçiyi gözaltına alıp tutuklama yetkisi başka bir siyasetçinin eline bırakılamaz. Tunalı Hilmi Bey’in bu kürsüde anlattıkları, 105 yıl sonra 19 Mart darbesiyle bu ülkenin gerçeği haline gelmiştir.
* Öncesinde hakim olan, verdiği tüm kararlar Anayasa Mahkemesi’nden dönmesine rağmen bakan yardımcısı yapılarak siyasete sokulan birisi, Anayasa’ya aykırı olarak bu kez başsavcı olarak atanıyor ve partisine rakip olanları hapse attırıyor.
* Görevi tamamlanınca da “Aferin” alıp bu kez Adalet ve Kalkınma Partisi’nden adalet bakanı oluyor. Bir gün önce savcı, bir gün sonra bakan olan kişi, ilk açıklamasını, il başkanları toplantısında yapıyor ve “Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da partimizin başarısı için çalışmaya devam edeceğim” diyebiliyor.
* Tunalı Hilmi beyin tarif ettiği gibi gizli tanıklarla, yalancı şahitlerle cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve onlarca seçilmiş belediye başkanımız, siyaset arkadaşımız ve bürokratımız bir yıldan fazladır hapiste yatıyor.
* Bu darbe ortadayken, darbeyi yapanların hukuksuzlukları ve haksız zenginleşmeleri kanıtlanmışken şimdi burada hangi hukuktan, hangi demokrasiden bahsedeceğiz?
‘Bu şartlarda hangi egemenliği konuşacağız’
* ‘Terörsüz ve Demokratik Türkiye’ sürecindeyiz. Partimize yönelik tüm saldırılara rağmen hatta kapatma davası açılması talebine rağmen Ortadoğu’daki tehditleri görerek, Türklerin ve Kürtlerin kardeşliğinin önemini bilerek bu milletin barışı ve bekası için bu süreci savunuyoruz ve daha fazla zaman kaybetmeden başarıya ulaşmasını bekliyoruz.
* Ama bu Meclis, komisyon raporuna kayyımların son bulmasını yazdığı halde 13 seçilmiş başkanın yerine kayyımlar oturabilmektedir. “Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulmalıdır” yazdığı halde halen daha bu kararlara uyulmamaktadır.
* Canı Atalay’ı, Hatay halkı seçtiği halde Meclise gelememektedir. Sayın Bahçeli o gün meclis başkanı sıfatıyla ismini okuttu ve yemin etmeye çağırdı. Ama bir yerel mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ni de Meclis’i de yok sayıp Can Atalay‘ı hapisten çıkarmadı. Biz şimdi bu şartlarda milletin hangi egemenliğini konuşacağız?
‘Demokrasiye kasteden vesayetçiler her gün saldırıyor’
* Şimdi burada Meclis’in hangi itibarını konuşacağız? Bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Cumhuriyet Halk Partisi’ne kapatma davasından butlana kadar dedikodular yapılıyor. Bu partinin evini yakmaya çalışanlar başarılı olursa bu Meclis’in, bu demokrasinin kül olmasına nasıl engel olacağız?
* Demokrasiye kasteden vesayetçiler her gün saldırıyor. Bu millet, her sabah bir operasyona uyanıyor. Değerli arkadaşlar, bizi iyi tanıyın. Biz, boynumuzu veririz ama boyun eğmeyiz. Biz, devleti kuran partiyiz. Bir avuç darbeciye teslim olmayız.
* Size saldırdıklarında da darbecilerin karşısındaydık, bize saldırdıklarında da darbecilerin karşısındayız. Çünkü biz sussak, evlatlarımız susmayacak. Biz unutsak, tarih unutmayacak, tarih affetmeyecek.
‘ Türkiye’de çok kirli ve riskli bir yol açılmıştır’
* Ama şunu da bilin; Türkiye’de çok kirli ve riskli bir yol açılmıştır. Yarın günü gelir, bir gözü dönmüş savcı bir gizli tanık bulan her istediğine her iftirayı atabilir. Yarın günü gelir, bir asliye hukuk hakimini şeytana uyduran, her siyasi partinin il başkanlığını ele geçirebilir. Yarın günü gelir bölge adliye mahkemelerine bastıran bir siyasi partinin seçilmişlerini görevinden edebilir.
* Ateşle oynuyorlar değerli arkadaşlar. Ateşle oynayan elini, evini yakar. Yargıyla oynayan memleketin geleceğini yakar. İşte bu yüzden biz 19 Mart 2025 tarihinden beri bir mevzi olarak partimizi değil, bir cephe olarak demokrasiyi savunuyoruz. Kimseden de partimizi savunmasını beklemiyoruz. Hepinizden temsil ettiğiniz milletin iradesini savunmanızı bekliyoruz.
‘Birileri siyaseti topyekûn tasfiye etmek istiyor’
* Birileri siyaseti topyekûn tasfiye etmek istiyor. Biz ayrı partileriz. Ekonomide, ulaştırmada, sağlık hizmetlerinde rekabet edebiliriz ama adalet ve demokrasinin yokluğunda rekabet edemeyiz. Biz sizden her birinizin eşit ve özgür yarışabileceği demokratik ortamı savunmanızı bekliyoruz.
* Unutmayın ki bu milletten isteyin; canını verir, evladını verir ama Atatürk’ün emaneti sandığı kimseye vermez. Bu millet vesayetçinin postal giyenine de kravat takanına da cübbelisine de geçit vermedi, vermeyecek. Bu millet huzurunu bozanları, ekmeğini küçültenleri asla affetmeyecek.
* Milletimiz sözünü söylemek için artık bir sandık beklemektedir. Bugün Can Atalay’ın hakkı teslim edilmezse sekiz milletvekilliği boştur. Anayasa’nın 78’inci maddesinin emrettiği ara seçimin zamanı gelmiştir. Boş olan milletvekilleri için sandık kurulması anayasal zorunluluktur.
‘Meşruiyet Trump’tan değil, milletten alınır’
* Üstelik bu yerlerin tamamında son seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisi üç yıl önce birinci çıktığı seçim bölgelerinde seçimden kaçan, yenilgiyi baştan kabul eden bir iktidarın meşruiyeti sorgulanır ve milletin vermediği meşruiyet o çok güvenilen Amerikan Başkanı Trump’tan, onun monarşi rejimlerini öven büyükelçisinden alınmaz. Meşruiyet milletten alınır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Ara seçim tartışması
Özel, ara seçim talebiyle muhalefet partilerini bir bir ziyaret etti.
CHP lideri, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a şu çağrıyı yaptı:
“Anayasamıza göre ve milletvekili seçim kanunun yedinci maddesine göre ara seçim son bir yılda ve ilk 30 ayda yapılamaz. Onun dışında hüküm ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilebilir’ demiyor, ‘Gidilir’ diyor.
Bir an önce Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması, bu konuda da Meclis Başkanı’nın üzerine düşen görevi yapması zorunludur.”
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 6 Nisan’da ara seçime kapıyı kapattı: “Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum. Türkiye’nin şu anda tek gündemi ülkemizi ateşten uzak tutmaktır.”
Özel’in çağrısına 9 Nisan’da yanıt veren Kurtulmuş’sa karar yetkisinin Meclis Genel Kurulu’nda olduğunu söyledi.
Bahçeli, 14 Nisan’da ara seçime kapıyı kapattı: “Ara seçim yok, seçim zamanındadır. Türk milletinin iradesidir, o iradeye de şimdiden saygı duymak lazımdır.”
MHP lideri 21 Nisan’da da “Sandığın ne zaman konuşacağı bellidir, hükmü vakti geldiğinde tecelli edecektir. Ara formüllere, dolambaçlı yollara, keyfi oyunlara mahal verilmeyecek” dedi.
Özel, aynı gün (21 Nisan) Cumhur İttifakı’na şöyle seslendi: “Ara seçimi engellemeyeceğinizi söyleyin; 30 değil, Türkiye’nin en geniş coğrafyasına ara seçim sandığı koymak için 50-55 milletvekilinin istifasını getirmeyen namerttir.”
CHP lideri dünse Kurtulmuş’la Meclis’te görüştü. Özel iki saatlik görüşme sonrası şunu dedi: “Ara seçimin sekiz vekilli olanına da 30 vekilli olanına da genişletilmiş bir ara seçime de, varsa gücünüz, niyetiniz hemen bu haziranda erken seçime varız. Milletin dediği olacak. Ben arkama milletin rüzgarını almışım. Anayasanın arkasına saklanıp anayasayı çiğnemeye çalışmasın kimse.”