Cüneyt Özdemir ve Dilber ay arasında geçen “Mecbur muyum” şarkısına yönelik diyaloğu bilmeyen yoktur. Düne kadar ne gerek var diyen dünya bugün “Tanrım bana gübre bul” duasına çıkıyor. Gübrenin ne kadar hayati olduğunu anlamak için Hürmüz’ün kapanması gerekiyordu. Son günlerin en kritik sorusu rahmetli Dilber Ay’dan geliyor “gübreye mecbur muyuz?”
Dünyadaki gübrenin yüzde 25’i Hürmüz’den geçiyor. Kapandığında mesele tarım değil, doğrudan açlık. BM’ye göre gübre fiyatlarındaki yüzde 20 artış fazladan 45 milyon insanı açlık riskiyle baş başa bırakıyor. Gübresizlik sadece hasadı değil, nesilleri vuruyor.
Dünyada yapılan en büyük gübresiz tarım deneyi Sri Lanka’da gerçekleştirildi. Kimyasal ürünler yasaklandı, gübre ithalatı yapılmadığı için 400 milyon dolar tasarruf edildi. Üretim yüzde 30 düştüğü için 450 milyon dolarlık pirinç ithalatı yapıldı, ekonomi milyarlarca dolar zarar gördü. Çayda gübre kullanımının yasaklanması nedeniyle düşen verim yüzünden hükümet çiftçilere tazminat ödemek zorunda kaldı, sonunda yasaklar geri çekildi.
Dilber Ay’ın sorusunun cevabı, uzun ve çetrefilli. Gübre meselesi, artık medeniyet meselesi. Tarımsal üretimde öngörülebilir arz talep dengesi için gübreye mecburuz ama bu kadarına değil. Sorun gübrede değil, nasıl kullandığımızda. Çözüm azaltmak, akıllandırmak ve dönüştürmek.