Mine Ataman: Düne ka­dar ne gerek var diyen dünya 'Tan­rım bana gübre bul' duasına çıkıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Cüneyt Özdemir ve Dilber ay ara­sında geçen “Mecbur muyum” şarkısına yö­nelik diyaloğu bilme­yen yoktur. Düne ka­dar ne gerek var diyen dünya bugün “Tan­rım bana gübre bul” duasına çıkıyor. Güb­renin ne kadar haya­ti olduğunu anlamak için Hürmüz’ün kapanması gerekiyordu. Son günlerin en kritik sorusu rahmetli Dilber Ay’dan geliyor “güb­reye mecbur muyuz?”

Dünyadaki gübrenin yüz­de 25’i Hürmüz’den geçiyor. Kapandığında mesele tarım değil, doğrudan açlık. BM’ye göre gübre fiyatlarındaki yüzde 20 artış fazladan 45 milyon insanı açlık riskiy­le baş başa bırakıyor. Güb­resizlik sadece hasadı değil, nesilleri vuruyor.

Dünyada yapılan en bü­yük gübresiz tarım deneyi Sri Lanka’da gerçekleştiril­di. Kimyasal ürünler yasak­landı, gübre ithalatı yapıl­madığı için 400 milyon do­lar tasarruf edildi. Üretim yüzde 30 düştüğü için 450 milyon dolarlık pirinç itha­latı yapıldı, ekonomi mil­yarlarca dolar zarar gördü. Çayda gübre kullanımının yasaklanması nedeniyle dü­şen verim yüzünden hükü­met çiftçilere tazminat öde­mek zorunda kaldı, sonunda yasaklar geri çekildi.

Dilber Ay’ın so­rusunun cevabı, uzun ve çet­refilli. Gübre meselesi, artık medeniyet meselesi. Tarım­sal üretimde öngörülebilir arz talep dengesi için gübre­ye mecburuz ama bu kadarı­na değil. Sorun gübrede de­ğil, nasıl kullandığımızda. Çözüm azaltmak, akıllandır­mak ve dönüştürmek.

Mine Ataman’ın yazısı