Fatih Yaşlı: Gazze ölüm siyasetinin laboratuvarı olma niteliğini taşıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bugün dijital kapitalizm ve yapay zekâ çağındayız; nekropolitika ve öldürmenin mantığı da buna göre şekilleniyor, savaş stratejileri ve kitle imha teknolojileri yapay zekâ temelli bir görünüme kavuşuyor.

Dünyanın toplama kampı diyebileceğimiz, başta yaşam olmak üzere her türlü hakkın ve hukukun askıya alındığı “belirsizlik mıntıkası” Gazze, ölüm siyasetinin laboratuvarı olma niteliğini taşıyor, her türlü savaş ve öldürme teknolojisi önce Filistinliler üzerinde deneniyor.

İsrail ordusunun kullandığı yapay zekâ programlarından en ölümcülü olan Lavender, topladığı veriler üzerinden Filistinlilerin “terörist” gruplarla ilişkili olma ihtimalini değerlendiriyor ve her bir kişi buna göre puanlanıyor. Kriterler ise son derece geniş: genç olmak, erkek olmak, Gazze’nin belli bölgelerinde yaşamak ve belli davranış kalıpları sergilemek… Yapay zekâ, bunlar üzerinden bir değerlendirme yapıp puanınızı yükselttikçe, öldürülme ihtimaliniz de artıyor. 

Gazze’den tüm dünyaya ihraç edilen yapay zeka temelli ölüm siyaseti, savaşın giderek “insansızlaşma”sı anlamına geliyor.

Bu aslında neoliberalizmle büyük paralellikler taşıyor; nasıl ki neoliberal çağda ekonomi insansızlaştırılıyor ve giderek bir teknik meseleye indirgeniyorsa, nasıl ki halk başına gelenleri bir türlü anlayamıyor ve faili, yani şirketleri, holdingleri, düzenleyici bürokratik mekanizmaları göremiyorsa, aynısı artık savaş için de geçerli.

Piyasalaştırılmış, “yaşanmaya değmeyen hayatları” önemsemeyen, insanı karar alma süreçlerinden dışlayan, kendiliğinden işleyen bir ölüm teknolojisi ve bunu inşa eden bir ölüm siyaseti… 

Fatih Yaşlı’nın yazısı