Kastamonu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Kaan Işınkaralar, Doç. Dr. Öznur Işınkaralar ve Hiroşima Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ayyoob Sharifi’nin 2024 tarihli bilimsel çalışması, COP31’e ev sahipliği yapacak Antalya için çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor: Yüzyıl sonuna doğru havza daha sıcak, daha kurak ve daha az konforlu hale gelecek. Özellikle tarım, su kaynakları ve turizm üzerinde ciddi baskı bekleniyor.
Antalya iklim değişikliğinin en hızlı ve en sert hissedileceği bölgelerden biri olmaya aday. Bugün Antalya Havzası’nın yaklaşık yüzde 30’unda yıllık ortalama sıcaklıklar 10-12 derece aralığında seyrediyor. Ancak iyimser senaryoda bile yüzyıl sonunda bu değerlerin 14-16 dereceye çıkması bekleniyor.
Emisyonların artmaya devam ettiği olumsuz senaryoda ise aynı alanlarda yıllık ortalama sıcaklıkların 18-20 dereceye kadar yükselebileceği hesaplanıyor. Uzmanlara göre bu düzeyde bir ısınma, doğal ekosistemlerden su kaynaklarına, insan yaşamından üretim desenine kadar geniş bir alanda yüksek etki yaratabilecek bir kayma anlamına geliyor.
Antalya Havzası için bir başka kritik gösterge de nem oranları. Bölgede bugün yüzde 60 ile 66 arasında değişen nem değerlerinin, yüzyıl sonuna doğru havzanın neredeyse yüzde 40’ında yüzde 62-64 aralığına gerilemesi öngörülüyor. Bu düşüş, daha kuru bir iklim yapısı anlamına geliyor.
Su kaynaklarının daha verimli kullanılması, tarımda kuraklığa dayanıklı yöntemlerin yaygınlaştırılması ve turizm sektörünün değişen iklim koşullarına göre yeniden planlanması, ilk sıralarda yer alan başlıklar arasında.