Şimdi dönelim dönüşümlü başbakanlık konusuna. Başbakan’la görüşme sırasında TÜSİAD Başkanı bu konuyu gündeme getiriyor. Başbakan, “O ancak 23 Nisan’da başbakan olabilir. Bir de arzu ederse 1 Nisan’da 1 günlüğüne. Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bizim oy oranımız ve milletvekili sayımız ortada, CHP’nin sayısı da ortada” karşılığını veriyor.
CHP’de ise “Dönüşümlü başbakanlık kabul edilmez ise tahkim edilmiş başbakan yardımcılığı olabilir” diye alternatif bir formül gündemde. Kılıçdaroğlu’nun güçlü yetkilerle donatılmış başbakan yardımcılığı modeline açıklar.
CHP özetle, “Davutoğlu, CHP’nin iktidar ortağı olmasını istiyorsa bizim kırmızı çizgimiz yok ama iki şartımız var” diyor.
İki şart ne?
1-Başbakan’ın, Cumhurbaşkanı ile olan pozisyonunu netleştirmesi lazım.
2-Kılıçdaroğlu’na dönüşümlü başbakanlık ya da takviye edilmiş bir başbakan yardımcılığı pozisyonu sağlanmalı.
Uzun lafın kısası, muhalefet Che Guevara modunda. “Gerçekçi ol, imkansızı iste.”