Remzi Özdemir: Bağımsız bir merkez bankası varsa, kararlarını Türkiye ekonomisinin iç dinamiklerine göre vermeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dünyada dezenflasyon süreçleri genellikle 12–24 ay aralığında sonuç üretir. Türkiye’de ise 2021 sonundan bu yana yüksek enflasyon kalıcı hale geldi. Politika faizi yüzde 8,5’ten yüzde 45’e kadar çıkarıldı; kredi büyümesi sınırlandı; iç talep baskılandı.

Buna rağmen fiyat istikrarı sağlanamadıysa, burada yalnızca para politikası değil, maliye politikası ve yapısal sorunlar da tartışılmalıdır.

Enflasyon yalnızca faizle düşmez.
Kamu harcama disiplini, vergi politikası, üretim yapısı ve beklenti yönetimi birlikte çalışmak zorundadır.

Eğer gerçekten bağımsız bir merkez bankası varsa, kararlarını jeopolitik gelişmeleri gerekçe göstererek değil, Türkiye ekonomisinin iç dinamiklerine göre vermelidir.

Şubat enflasyonu yüzde 3’ün üzerinde gelirse — ki mevcut fiyat eğilimleri bunu dışlamıyor — faiz indirim sürecinin devamı teknik olarak daha zor savunulacaktır.

Önümüzdeki günler sadece enflasyon rakamını değil, para politikasının kredibilitesini de test edecek.

Asıl mesele şu:

Bu mücadele gerçekten kazanılmak mı isteniyor, yoksa sadece yönetilmek mi?

Remzi Özdemir’in yazısı