Bir kez işe yaradığı görülen yöntemler yılların seyri içinde Epstein ile birlikte müesses bir hal alacak ve üst düzey sermaye çevreleri, elit politikacılar ve iş adamları için yaratılan ve pedofili sosuyla renklendirilen ilişkiler şebekesi üzerinden Mossad’ın Beyaz Saray iradesini rehin alan bir noktaya ulaşmasını kolaylaştıracaktı. İkinci kez göreve gelmeden önce “MAGA” (Make America Great Again) şiarıyla Amerika’nın bitmek bilmeyen savaşlarına ve Demokrat elitlerin millet iradesini gasp eden hâkimiyetine son vereceğini savunan Donald Trump, o şebekenin patronu değil, “esiri” olduğunu muhtemelen Beyaz Saray’da yemin ettikten sonra anlayacaktı.
Epstein rejimi, müzakereleri, kendilerini güvende hissettikleri bir anda, İran’ın Ruhani lideri, Cumhurbaşkanı ve üst düzey askeri komutanlarından oluşan lider kadrosunun tamamını bir odaya toplamak için bir silah olarak kullanmış ve bunun gerçekleştiğinin görüldüğü anda da “düğmeye basmıştı.” Aylar süren istihbarat ve binlerce saatlik gözetleme ve sinyal dinleme operasyonları sonrasında o an, cumartesi sabahı saat 8:15’te gelmişti.
2025 yılı haziran ayında da müzakerelerin bir silaha dönüştürüldüğü benzer bir pusuya düşürülmüştü İran yönetimi. Ama belli ki barışa bir şans vermek için gardını indirme hatasına düşmüştü bu kez de. Epstein rejiminin bir devleti hem de müzakere masasındayken uluslararası hukuku ayaklar altına alarak ama kendince gafil (!) avlayarak gerçekleştirdiği, onun egemenliğine ve güvenliğine karşı ağır bir ihlal olarak nitelendirilebilecek saldırının konuşup tartışılacak epey bir boyutu var.
Bugün Epstein ölmüş olabilir, ama Epstein rejimi zirvesini yaşıyor!