Atilla Dorsay: Biz sinefiller için habire kıta değiştirmek sanki bir vazife oldu

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yıllardır alışılmış mekanlarda yapılması gelenek haline gelen basın gösterimleri birden yol değiştirdi, hatta kıta değiştirdi! Önce Avrupa yakasındaki Kanyon, Özdilek gibi salonlara yine bu taraftakiler eklendi. İstinye Park, Beyoğlu’ndaki Atlas Sineması, Nişantaşı’ndaki bir salon… Giderek Mecidiyeköy’de Profilo… Tüm bu salonlar yalnızca Avrupai değildi. Alıştığımız, ısındığımız, evimiz gibi gördüğümüz salonlardı.

Diyeceksiniz ki Avrupa öyle de Asya niye değil? Orası da evimiz değil mi, yurdumuz değil mi? Elbette öyle… Tersini asla düşünemeyiz. Ama onun da çaresi vardır, olmalıdır. En azından önemli filmler biri orada, öbürü şurada iki gala yapabilirler. Gerçi, hele bizim filmler için tüm kadrosuyla Avrupa tarafında ilk adımı atmak tam bir gelenek olmuştur. Yine de hepsi bizim yurdumuz, her salon bizim evimiz… Başkası  var mı?

Ayrıca şuna da dikkat: Yakın zamana kadar o Asya yanı, sadece Caddebostan sinemaları için geçerliydi. Oysa şimdi Kanyon Paribu Cineverse denen bir sinema gurubu çıktı. Ve biz sinefiller için ha bire kıta değiştirmek sanki bir vazife oldu. Vallahi, artık sinema yazarlığımı tümüyle bıraksam yeridir. O kadar deplasmanı gözüm yemiyor! Birçok kişi bundan memnun olacaktır, biliyorum. Ama eminim ki benim fanlarım hâlâ vardır ve onlar gerçekten üzülecektir. Bakalım, göreceğiz…

Atilla Dorsay’ın yazısı