Mustafa Mutlu: Eski ve en sağlam yönteme döndüler

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

AKP’li Cumhurbaşkanı, açlığın, yoksulluğun, düşük emekli maaşlarının, artan hayat pahalılığının, teröristlere kahraman muamelesi yapılmasının konuşulmaması için, din içerikli tartışma başlatmaya bayılıyor.

Ankara’nın göbeğinde açılan, “Kahrolsun laiklik, yaşasın şeriat” pankartlarını görmezden geliyor…

Bunları asanların yakalanması ve hesap sorulması için emniyete talimat vermiyor.

İlkokul çocuklarının evlerinde kimin oruç tutup tutmadığını yazıyla ve fotoğrafla ispiyonlamalarını isteyen Milli Eğitim Bakanı’na övgüler düzüyor…

İmam hatip öğrencilerine IŞİD yemini ettirilmesine ses çıkarmıyor.

“Kabe’de hacılar, hû der Allah” manisinin devlet okullarında teneffüs zili yapılmasını doğru buluyor…

Sonra dönüp anayasamızdaki laiklik ilkesine sahip çıkılmasını isteyen sanatçılara, yazarlara, hukukçulara “çürük” diyor.

Yetmiyor bu konuda CHP’yle bir kavgaya girişmeye çalışıyor.

Amaç belli:

Karınları açlıktan guruldayan insanların dini hassasiyetlerini kullanarak, saraydan ve zengin sofralarından gelen çatal kaşık seslerini bastırmak…

Aslında bu, ilk kez yaptığı bir şey de değil…

Tam 23 yıl 3 ay önce de böyle yapa yapa iktidar oldular ve bunca süredir de iktidarlarını böyle korudular.

Baktılar ki şimdi koltuk altlarından kayıyor; eski ve en sağlam yönteme döndüler.

“Laikliğe, yani din ile devlet işlerinin ayrılması ilkesine sahip çıkan herkesi dinsizlikle suçla, en ağır hakaretleri art arda sırala, böylece tabanını konsolide et!”

Mustafa Mutlu’nun yazısı