Araştırmalara göre sosyal medyanın ve yapay zekanın aşırı kullanımı hafızayı ve dikkati olumsuz etkiliyor. Fakat başa çıkmanın yolları var.

Oxford Sözlüğü’nün 2024’te yılın kelimesi seçtiği ‘beyin çürümesi’ (brain rot), sosyal medyadaki kalitesiz içerikleri aşırı tüketmek nedeniyle beynin zarar görmesini ifade eden bir argo deyiş.
Yani safi eğlence amacıyla üretilmiş, kısa, kalitesiz ve hiçbir zihinsel çaba gerektirmeyen içerikleri saatler boyunca kaydırarak tüketmek nedeniyle ‘beynin çürümesi’.
Washington Post’a konuşan ‘How to Break Up With Your Phone (Telefonunuzdan Nasıl Ayrılırsınız)‘ kitabının yazarı Catherine Price, ‘‘Kulağa saçma gelen bu terimde bir gerçeklik payı var’’ diyor.
Peki telefonlar hakikaten beynimizi çürütüyor mu?
Dikkatimiz darmadağın
47 yaşındaki Price, kitabı yayınlandıktan sonra odak sorunundan muzdarip binlerce kişiden mesaj aldı. Bir zamanlar oburca kitap okuyan pek çok kişi artık bir kitabı sonuna kadar okuyamadığını anlatıyordu.
Price’e göre bunun nedeni akıllı telefonların halihazırdaki dikkat dağınıklığı eğilimimizi daha da körüklemesi: “Birçok kişideki stres ve tükenmişlik büyük ölçüde bundan kaynaklanıyor.”
Araştırmalara göre TikTok, Instagram ya da YouTube gibi platformlarda durmaksızın kısa videolar kaydırmak hafıza, dikkat ve zihinsel sağlığı etkiliyor.
Geçen yıl yayınlanan bir araştırmaya göre kısa video tüketimiyle anksiyete artışı ve bilişsel performansta düşüş arasında ilişki var.
Aslında doğamız gereği dikkatimiz kolay dağılıyor. Örneğin kitap okurken dışarıdan gürültü duyduğunuzda ister istemez başınızı kaldırıp ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorsunuz.
Fakat dikkatin sürekli bölünmesi büyük bir problem. Çünkü ardı arkası kesilmeyen telefon bildirimleri ya da sosyal medyadaki kısa videoları kaydırırken bir konudan bir konuya atlamak dikkati paramparça ediyor. Dolayısıyla tek bir şeye uzun süre odaklanabilmek giderek zorlaşıyor.
ABD’deki Massachusetts Teknoloji Üniversitesi’nde (MIT) araştırmacı Nataliya Kos’myna, ‘‘20 dakikalık bir YouTube videosuna denk geldiğinizde rahatsız hissetmeye başlıyorsunuz. Çünkü uzun geliyor ve daha çok dikkat istiyor’’ diyor.
Geçen yıl Translational Psychiatry dergisinde yayınlanan bir araştırmada, yedi bini aşkın çocuk geniş bir zaman aralığında incelendi. Buna göre ekran süresi arttıkça beynin bazı bölgelerinde korteks kalınlığının azaldığı görüldü.
Beynin daha ilkel yapılarının üzerinde yer alan korteks, karmaşık düşünme, hafıza ve karar verme gibi bilişsel işlevleri sağlıyor. Aynı zamanda bağımlılık eğilimlerini denetliyor.
Ayrıca çalışmada ekran süresi arttıkça dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (ADHD) belirtilerinin de arttığı tespit edildi.
Yapay zeka kullanırken beynimize ne oluyor?
Kos’myna, öğrencilerinin ödevlerini yaparken yapay zekadan yararlanmatya başladığını fark etti. Daha sonra bunun öğrenme sürecini nasıl etkilediğini merak ederek meslektaşlarıyla bir çalışma tasarladı.
Araştırmada öğrencilere kompozisyon soruları verildi. İlk grup kendi başına düşünerek yanıtladı. İkinci grup, yalnızca arama motoru kullanabildi. Üçüncü grupsa bir yapay zeka sohbet robotunu dilediği gibi kullandı.
Bu sırada beyin aktiviteleri kaydedilen öğrencilere yazdıkları metinlerle ilgili sorular soruldu.
Yapay zeka kullanan öğrenciler bilgiyi akıllarında tutamamış, dahası yazıyı bitirdikten hemen sonra bile kendi metninden alıntı yapamamıştı. Deney sırasında beyin aktiviteleri de daha düşüktü.
“Ölçtüğümüz şey ‘işlevsel beyin bağlantısallığı’ diye adlandırılıyor” diyor Kos’myna. “Tembelliği ya da IQ’yu açıklamıyor. Basitçe, beynin hangi bölgelerinin birbiriyle ne kadar iletişim kurduğunu gösteriyor.”
Nasıl başa çıkabiliriz?
Ekran süresinin ve sosyal medya kullanımının beyne etkisini azaltmak için birtakım yollar var. Uzmanların önerileri şöyle:
Yatak odasına ekran sokmayın
Beyni gelişim aşamasındaki çocuklar ve ergenler için kaliteli uyku hayati, ama tüm yaş gruplarının fiziksel ve zihinsel sağlığı için şart. Uzmanlar, cihazları gece boyu başka bir odada şarj etmenizi öneriyor. Gerekirse eski usül bir çalar saat alabilirsiniz.
Yapay zeka sohbet botlarını bilinçli kullanın
Beyin bir işi en kısa yoldan halletmeyi seviyor. Fakat zihinsel çaba gerektiren işleri olduğu gibi yapay zekaya yüklemenin bedeli var. Sonuçta kullanılmayan beceriler giderek köreliyor. Zihinsel sağlığa etkileri, çevresel maliyetler ve veri gizliliği sorunları da cabası.
Ekran süresinde aşırıya kaçmayın
Ekran sürenize platformların algoritmaları değil, siz karar verin. Örneğin on dakika TikTok izlemek görece zararsız olabilir. Ama sık sık kendinizi bir içerik çukuruna düşmüş buluyorsanız, o uygulama ya da cihazla ilişkinizi sorgulamanın vakti gelmiş olabilir.
Uzmanlar sorunlu uygulamaları silmeyi ya da uygulama engelleyiciler kullanmayı öneriyor. Uygulama engelleyiciler, odağı artırmak ve ekran süresini kontrole almak için belirli sitelere ya da uygulamalara erişimi kısıtlayan dijital araçlara deniyor.
Beyninizi zorlamakta fayda var
Teknolojinin sosyal ilişkilerde, işte ya da eğitimde kolaylık sağladığı aşikar. Ama aşırı kolaylık beyne zarar veriyor. Fazla konfor, insanı bugünkü bilişsel kapasitesine taşıyan çabayı ortadan kaldırıyor.