Tolga Şardan: Alican Uludağ'ın dosyasındaki evraka bakınca dikkat çeken tablo var

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İstanbul’da başlatılan adli soruşturma çerçevesinde gözaltına alınıp tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, beş gündür cezaevinde. Uludağ’ın dosyasındaki evraka bakınca dikkat çeken tablo var. Hakkındaki soruşturma 19 Şubat 2026’da re’sen, yani şikâyetçisi olmadan başlatıldı. Uludağ’a suç atfında bulunulan evraktaki savcılık delilleri Ocak 2025’e kadar geriye gidiyor. Dosyada 2025’e ait 22 paylaşım var. 2026’dan bir kayıt yok.

Bu noktada; Cumhurbaşkanlığı’nın, Uludağ’ın bu yazdıklarından rahatsızlığı olsa çoktan şikâyetçi olup soruşturma açtırması beklenir normal süreçte.

Ancak ne Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne de Cumhurbaşkanlığı’nın bu yönde bir girişimi olmamasına rağmen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın jet hızıyla 19 Şubat’ta soruşturma başlatıp, Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni istemesi ve bakanlığın da yine aynı hızla ertesi gün izin vermesi açıkçası soru işaretine neden oldu.

Ankara Emniyeti’ne bağlı Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, on kişiden az olmayan personeliyle Uludağ’ın evini bastı. Sanki karşılarında terörist vardı! İki çocuğunun gözyaşları arasında evden çıkartılan Uludağ için, ‘vur deyince öldüren’ bir yöntemin uygulandığı anlaşılıyor.

Evde yapılan işlemlerin görüntüleri dosyaya girince durumun daha net anlaşılacağı bilinmekle birlikte böylesi bir polisiye operasyonu başarıyla gerçekleştiren Engin Dinç yönetimindeki Ankara Emniyeti alkışı hak etti!

Tolga Şardan’ın yazısı