İçinde bulunduğumuz çağın gerekleri düşünüldüğünde kamuculuğun ekonomide başka alanlarda da öne çıkarılması gerekmekte. Malum olduğu üzere eğitim ve sağlı özel sektörün öne çıkarıldığı iki alan. Bu alandan ilkinde daha nitelikli eğitimin nüfusun tümünün erişimini sağlamak için de kamucu bir yaklaşıma ihtiyaç var. Keza sağlıkta da benzer bir yaklaşımın benimsenmesi gerekli.
Kamunun varlık göstermesi gereken bir diğer konu ise ülkemizdeki gelir eşitsizlikleri. Hem AB’de hem de OECD içinde gelir dağılımın en kötü olduğu ülkeler arasında Türkiye. Bu eşitsizliklerden mağdur olan kesimlerin gelire ulaşımını sağlayacak mekanizmaların geliştirilmesinde de kamunun desteğine ihtiyaç var.
Tüm bunlar gösteriyor ki, ülkelerin maruz kaldıkları sorunlar dikkate alındığında kamunun dahil olmayacağı bir ekonomik sistem düşünmek mümkün değil artık. Dünyanın son 50 yılındaki neoliberalizm tecrübesi de göstermiştir ki, tek başına piyasa mekanizmasının bu sorunların çözümünde başarılı olması mümkün değil. Bu manada yeni kamuculuğun özel sektör ile iş birliği içinde, özel sektörün yapamayacağı alanlarda aktif olması beklenmelidir. Özellikle ekonomik ve toplumsal bir dönüşümün peşinde koşuyorsak, bu iş birliği bir zarurettir.