Servet Yıldırım: Para politikasında güven çoğu zaman açıklık ve tutarlılıktan beslenir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Geçen hafta Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyon raporunu açıklarken gördük ki kafalar biraz karışık. Bazı kanallar Merkez Bankası’nın enflasyon hedefini revize ettiğini söyledi; bazıları da TCMB’nin TÜFE tahminini yüzde 18’e çıkardığını duyurdu. Benzer yorumlar ekonomistlerden de geldi. Oysa Merkez Bankası ne hedefini ne de ara hedefini değiştirmişti. Sadece tahmin aralığını yukarı yönlü güncellemiş, aralığın genişliğini ise aynen korumuştu.

Türkiye gibi enflasyon geçmişi sorunlu bir ülkede, para politikasında sadelik çoğu zaman daha etkilidir. Hedefler ve tahminler ne kadar açık ve anlaşılır olursa, iletişim de o kadar güçlü olur. Orta vadeli hedef güven çıpası işlevi görür; ara hedefler ise bu hedefe ulaşma kararlılığını göstermek için tasarlanır. Ancak yıllardır ıskalanan hedefler, iletişimin inandırıcılığını zayıflatmıştır.

Bu nedenle mesele sadece rakamlar değil, güven meselesidir. Hedef, ara hedef ve tahminler sürekli karıştırılıyorsa iki seçenek vardır: Ya bu kavramlar çok daha sade ve net biçimde anlatılmalı ya da gereksiz karmaşıklık yaratan çerçevelerden vazgeçilmelidir. Para politikasında güven çoğu zaman teknik sofistikasyondan değil, açıklık ve tutarlılıktan beslenir.

Servet Yıldırım’ın yazısı