Dünyada ve Türkiye’de beyaz yakalı çalışanlar yapay zekanın da etkisiyle işini bırakıp zanaate yöneliyorlar.

Mavi yaka ve beyaz yaka kavramları modern iş dünyasının sınıfsal, ekonomik ve kültürel dönüşümlerini de simgeler. Ayrım 20’nci yüzyılın ortalarında ABD’de yaygınlaştı.
Sanayileşme hızlanırken toplum keskin bir biçimde ikiye ayrıldı. Bir yanda fabrikalarda, atölyelerde, demiryollarında alın teriyle çalışanlar, diğer yanda yönetici, muhasebeci, sekreter ve satış temsilcisi olarak masa başındakiler.
Dayanıklı, kir göstermeyen mavi gömlekleriyle sahada çalışan işçilere ‘mavi yaka’ temiz beyaz gömlekli masa başı çalışanlaraysa ‘beyaz yaka’ denmeye başlandı.
OpenAI’ın Kasım 2022’de yapay zeka robotu ChatGPT’yi piyasaya sürmesinden beri yeni kariyere başlayacak beyaz yakalar için açılan iş ilanı sayısı neredeyse üçte bir oranında azaldı.
Times’ın haberine göre Britanya’da yeni mezunların yüzde 40’ı konaklama veya satış gibi diploma gerektirmeyen işlerde çalışmaya başladı. Öte yandan 2024’te inşaat sektöründeki iş ilanları 20 yıldan sonra ilk kez bilgi ve iletişim sektöründeki iş ilanlarının önüne geçti.
Yapay zeka sayesinde evde oturmayı beklerken ‘ırgat’ gibi çalışmak zorunda kalmak
Rakamlar Türkiye dahil dünyanın pek çok ülkesinde endişeleri körüklerken geçtiğimiz günlerde durumu destekleyecek bir açıklama da veri analiz şirketi Palantir’in CEO’su Alex Karp’tan geldi.
Karp ocakta Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) yapay zeka nedeniyle ofis işlerinin azalacağını, daha ‘eski moda’ ellerle yapılan ağır işlere ihtiyacın artacağını iddia etti.
“Elit bir okula gitti ve felsefe okudunuz… Umarım başka beceriniz de vardır” diyen Karp yapay zekanın sosyal bilimlerle ilgili işleri yok edeceğini söyledi. Yani işadamına göre yapay zeka ‘ırgat’ gibi çalışmamıza neden olacak.
Bu durumu doğrulayan örneklerden bir tanesi de Janine Etienne… Şu anda elektrikçilik yapmaya çalışan 46 yaşındaki iki çocuk annesi yıllarca müzisyen olma hayalinin peşinden koşmuş ardından da 2019’a kadar masa başı bir işte çalışmış.

“Kendimi sonsuza kadar bu işi yaparken hayal edemiyordum, ben çok pratik bir insanım ve yaratıcı olmayı çok seviyorum” diyen Etienne aslında beyaz yakalıların genel ruh halini anlamamıza yardımcı oluyor.
Zira eskiden “Kolunda altın bir bilezik olsun” denilerek terziye, elektrikçiye, demirciye verilen çocuklar gibi Etienne de şunu savunuyor:
“Bir mesleğiniz varsa hayat boyunca sahip olacağınız bir şeyiniz vardır. Ona her zaman güvenebilir, onu yanınızda her yere götürebilirsiniz. Kim dünya genelinde kullanabileceği bir şeyi istemez ki?”
Yapay zekanın yarattığı ‘belirsiz’ iş dünyasına ‘somut’ işlerle tutunmak
Pek çok beyaz yaka masa başındaki işlerinin yapay zeka tarafından değiştirilmesiyle ‘somut’ bir işe tutunma peşinde. Kimisi Etienne gibi Camden belediyesininde elektrikçilik yapıyor kimisiyse büyükşehirlerden kaçarak el emeğine dayanan işler öğrenmeye çalışıyor.
Britanya’da devlet yaklaşık 10 yıldır gençleri çıraklığa dolayısıyla zanaate yönlendirmeye çalışıyor. Türkiye’de durum benzer. Son dönemde sıklıkla tartışılan ve adına MESEM denilen sistemle binlerce liseli genç işyerlerine teknik elemanlığı öğrenmeleri için teşvik ediliyor.
King’s College London’dan ekonomist öğretim görevlisi Bouke Teeselink de durumu şöyle özetliyor:
“Başta beyaz yakalı işler olmak üzere, yapay zekadan daha fazla etkilenen mesleklerden uzaklaşma eğilimi gözlemliyoruz.
Geleneksel eğitim süreci, giriş aşamasında bir işte çalışıp gerekli uzmanlığı kazandıktan sonra üst düzey bir yöneticiliğe doğru ilerlemekti. Artık bu süreç ortadan kalkıyor gibi görünüyor. Bununla nasıl başa çıkılacağıysa kamu politikası açısından önemli bir sorun.”
El emeğine dayalı iş de tehlikede
Öte yandan durum şimdilik beyaz yakaları etkiliyor gibi görünse de mavi yakalılar da tehlikeyi yakında hissedebilirler.
Zira robotik alanındaki gelişmeler de elle yapılan işleri tehlikeye düşürebilir. Teeselink bu durumla ilgili de şöyle diyor:
“Robotik alanında da büyük gelişmeler var. On yıl sonra elle yapılan işlerin şimdiki haliyle varolup olmayacağı belirsiz. İnsanlar elle yapılan işlerden bilişsel -bilgiye dayalı- işlere geçiyorlardı. Artık insanların neye geçeceği belirsiz.”