Bir kamu üniversitesi olarak onlarca yıldır gurur duyulacak başarılarıyla adını duyuran Boğaziçi bugün akademik başarılarından ziyade baskı, şiddet ve liyakat dışı atamalarla anılıyor. Türkiye’deki üniversiteleri akademik performansına göre sıralayan URAP’ın (University Ranking by Academic Performance) 2024-2025 yılı listesinde Boğaziçi 22. sıraya yerleşerek son altı yılda en fazla gerileyen okul oldu.
Erdoğan, cuma günü yurt açılışı için gittiği Boğaziçi’nde, başka kimseye izin verilmediği için, AK Gençlik tarafından karşılandı. Okula giden yollar barikatlarla kapatıldı. Mahallenin dört köşesini çevik kuvvet sardı. Polisler gelene geçene üst baş araması yaptı. Öğrenci ve hocalardan arındırılmış bir okulda partili gençlerle sohbetten ileri gidilemedi. Erdoğan’ın, 15 Temmuz sonrası önünün açıldığını söylediği Türk demokrasisinden Boğaziçi’ne düşen pay bu işte.
Altıncı yılına girmiş bir direniş, geniş güvenlik önlemleri ve “gençlik seninle gurur duyuyor” sloganları atacak bir grup eşliğinde görünmez kılınamaz. Demokrasinin güçlendiği söylenen bir ülkede üniversite kapıları öğrencilere kapatılıyorsa, ortada büyüyen şey demokrasi değil, apaçık korkudur.