Güneç Kıyak: Bilim insanlarının önünde aşılması kolay olmayan çok zorlu bir süreç bulunuyor!  

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Son yıllarda elde edilen verilere göre, evrenin yüzde 68’ini Karanlık Enerji oluşturuyor. Buna karşın evrenin yüzde 27’si Karanlık Madde’den oluşurken yalnızca yüzde 5’i normal maddeden oluşuyor. Yani evrenin yüzde 95’i karanlık.

Kozmolojinin Standart Modeli (ΛCDM)” olarak adlandırılan bu modelin üç ana bileşeni bulunuyor. Bunlardan ilki neredeyse evrenin yüzde 68’ini kapsayan Karanlık Enerji; evrenin genişlemesinden sorumlu ve “kozmolojik sabit (Λ)” ile tanımlı. İkinci bileşen, evrenin yüzde 27’sini oluşturan Karanlık Madde (Cold Dark Matter-CDM); üçüncü bileşen ise bildiğimiz normal madde (M),  evrenin yalnızca yüzde 5’ini oluşturuyor. Çok sayıda astronomik gözlemi başarılı bir şekilde açıklamasına rağmen Kozmolojik evren modeli’nin üç temel bileşeninden ikisi (Karanlık Enerji ve Karanlık Madde) bilinmezlik safında yer alıyor.

Soru şu: Karanlık enerji ile ilintili kozmolojik sabit, zaman içinde değişiyor olabilir mi? Bunu anlamak için ESA, 1 Temmuz 2023 te Euclid misyonunu uzaya fırlattı. Çok geniş açılı bir uzay teleskobuna sahip olan Euclid, zamanda geriye bakarak evrenin son 10 milyar yıllık kozmik geçmişinde galaksilerin dağılımını haritalandırmayı ve kırmızıya kayma değerlerini belirlemeyi amaçlıyor. Elbette bu sonuçların mevcut evren modeli üzerinde ciddi etkileri olacaktır. Görüldüğü gibi modelin en zayıf tarafı, evrenin yüzde 95’ini kapsayan bu gizemli karanlık güçlerin baskın varlığı ve bilinmezliği. Bilim insanlarının önünde aşılması kolay olmayan çok zorlu bir süreç bulunuyor!  

Güneç Kıyak’ın yazısı