Ulvi Saran: Zenginleştiysek, bunu niye hissedemiyoruz?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Geçen yıl açıklanan resmi rakamlara göre, milli gelirimiz kişi başına 18.200 Dolara çıktı. 2002–2003 yıllarında yaklaşık 4.000 Dolar civarında olan milli gelirimizin 2025’te bu rakama yükselmesi, yaklaşık 4.5 kat zenginleştiğimiz; yani ülkemizin refahında son 23 yılda ciddi bir sıçrama yaşandığı anlamına geliyor.

Eğer gerçekte zenginleştiysek, bunu niye hissedemiyoruz?

Burun birinci nedenini, ‘gelir dağılımında adaletsizlik’ olgusunda aramak gerekir. Kişi başına milli gelirin, 87 milyonluk ülke nüfusu için ortalama bir değer olduğunu biliyoruz. Eğer gelir dağılımı adaletsizliğini ifade eden ‘GİNİ katsayısı’ yüksek ise, ortalama milli gelir rakamı, gelir dağılımındaki bozulmayı gizler. Son 23 yılda Türkiye’de toplam gelir artmış, ancak bu artış toplumun tüm kesimlerine eşit biçimde dağılmamıştır.

Özetle, Türkiye ekonomisinin son 23 yılda kaydettiği büyümeye bağlı kişi başına düşen milli gelirdeki artış; fiyat istikrarı, adil gelir dağılımı ve temel ihtiyaçlara erişim üzerinden dengeli bir biçimde gerçekleşmediği için, geniş halk kesimlerinin refahına yansımamıştır.

Gerçek çözüm, büyümeyi üretkenlik, adil gelir paylaşımı ve fiyat istikrarı eksenine oturtmaktır. Aksi takdirde istatistiki sonuçlar yükselişe işaret ederken toplumun hayat standardı gerilemeye devam edecektir.

Ulvi Saran’ın yazısı