Basına yansıdı, savcı mütalaa değiştirdi: Üç kıza cinsel istismarda 48.5 yıl hapis istemi

 

Diyarbakır’da kendini subay olarak tanıtıp 14 yaşındaki üç kızı evine götürüp esrar içirdiği, sonra da porno film izletip cinsel istismarda bulunduğu suçlamalarıyla yargılanan 42 yaşındaki U.Ç. hakkında üç buçuk yıldan 10 yıla kadar hapis cezası isteyen savcı Şaban Özdemir, mütalaada değişiklik yaptı.

Önceki celsede kullandığı ‘Çocukların rızası var’ ifadesini bu kez kullanmayan savcı, sanığın 12 yıldan 48.5 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

‘Hayırdır inşallah’

tacizBugün 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz alan mağdur avukatı Ercan Yılmaz, savcı görüşünü kabul etmediğini belirterek, “Savcı çocuklardan birinin 15 yaşından büyük olduğunu söylemiş. Bu bilgi yanlıştır. Adli Tıp Kurumu raporunda olay tarihinde 15 yaşından küçük olduğu belirtilmiş. Suçun nitelikli halinin işlendiği sabittir. Mağdurlara karşı hile ve tehdit ile suç işlenmiştir. Sanığın nitelikli cinsel istismar suçundan cezalandırılması gerekir. Sanığın tutuklanmasını talep ediyoruz” dedi.

Savcı Özdemir, beklenmedik biçimde mütalaasında değişiklik yaptı.

Önceki celsede mağdurların kendi rızasıyla sanığın evine gittiğini belirten savcı, bu kez sanığın 15 yaşından küçük mağdurlar G.D. ve N.K.’ya birden çok kez porno görüntüler izlettiğini belirterek, sanık U.Ç.’nin ‘basit cinsel istismar’, ‘cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘çocukları müstehcen yayınları seyretmeye teşvik’ ve ‘mermi bulundurmak’ suçlarından 12 yıldan 48.5 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

Savcı, mağdur R.A.’ya yönelik ‘cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma’ ve ‘cinsel saldırı’ suçunun işlendiğine dair kesin delillerin bulunmadığı görüşünde ısrar etse de, bu kez ‘Rızası vardı’ ifadesini kullanmadı.

Savcı, sanığın mağdurlara uyuşturucu içirdiği suçlamasıyla ilgiliyse beraat talep etti.

Basına yansıdı’ sitemi

Daha sonra söz alan sanık avukatı Zafer Gür, dosyanın basına yansımasının ardından müdahillik taleplerinin olduğunu belirtip bunun yargıya müdahale olduğunu savundu. Gür, “Basına hangi şekilde yansıdığı çok önemli. Basın yargının bir parçası değildir. Basında çıkan haberin niteliği, kaynağı çok önemlidir. Savcının görüşü sonrası değişik bir başlık atılmış. Ancak suçun hukuki ve maddi boyutu değerlendirilmemiş. Ortada bir canavar varmış gibi çok değişik bir haber verilerek yargı ve mahkeme zan altında bırakılmaya çalışıldı. Bir anlamda dışarıdan bir yargılama yapıldı. Mütalaadaki değişikliği kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Baroya yok, bakanlığa var

Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi adına davaya katılan avukat Gazal Bayram Koluman, Çiğdem Ertak ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Remzi Atalay davaya katılma taleplerinin kabul edilmesini istedi.

Ara kararlarını açıklayan mahkeme, savcı da bu yönde görüş bildirse de Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Mahkemesi’nin katılma talebini, suçtan zarar görme ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle reddetti. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatının davaya katılma talebini kabul eden mahkeme, duruşmayı erteledi.