ICE 11 Eylül 2002’de New York’ta İkiz Kuleler’e yönelik saldırı sonrasında 2003’te kuruluyor. Amerika’nın sınır güvenliği, ekonomi, ulaşım güvenliğini sağlamak, güvenlik açıklarını kapatmak, gibi görevlerinin ötesinde, asıl hedefi ‘göçmenleri izlemek’.
Trump’ın seçim kampanyasında temel vaatlerinden biri, ‘göçmenleri sınır dışı etmek’.
Bunun için elinde hazır ICE var!..
Yönetime gelir gelmez, ICE bütçesini ve personel sayısını arttırıyor.
Ve ICE…
Amerika’nın çeşitli kentlerinde göçmen mahallelerinde çok sayıda operasyon düzenliyor, binlerce gözaltı gerçekleştiriyor, sokaklarda artık ICE polisleri dolaşıyor.
Operasyonlar sürdükçe, ortaya müthiş bir benzerlik çıkıyor:
SS’ler nasıl ki, ‘Yahudi soykırımıyla’ görevli, ICE da öncelikle ‘göçmen’ operasyonuyla görevli.
Benzerlik…
Geçen gün yabancı bir TV kanalını izlerken, gözlerime inanamıyorum.
ICE komutanı dazlak kafalı, çizmeli, üzerinde uzun bir asker kaputu, yürüyüş, tavır, tıraş biçimi, hık demiş, SS komutanının burnundan düşmüş!..