Deniz Ülke Kaynak: 'Donroe Doktrini' kimsenin güvende olmadığına dair bir inan­cı yaymaya odaklanıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Monroe Doktrini’nin güncellen­miş bir versiyonu olan ‘Don­roe Doktrini’ (Donald+Monroe) ge­nellikle ABD’nin stratejik coğrafya­lara yayılma stratejisi olarak okunsa da durum ondan ibaret değil. Olayın bir de psikopolitik boyutu var.

Donroe Doktrini ABD’nin, dış tehdit­lere karşı savunma iddiasıyla dost ola­rak tanımladığı ülkeleri askeri güvence altına alması üzerine değil, aksine dün­yanın tehlikeli bir yer olduğuna ve kim­senin güvende olmadığına dair bir inan­cı yaymaya odaklanıyor.

Ne Birleşmiş Milletler, ne NATO ne sınırlar artık yeterlidir. Bu durumun bir iniş/kaybediş ivmesiyle bütün­leşmesi, Rusya’nın askeri, Çin’in ise ekonomik ve kültürel yayılma stra­tejilerindeki başarılarıyla iyice açığa çıkacaktır. Tsunami Amerikan kıtasının kıyılarına ulaşmıştır. Donroe, bu bağ­lamda bir hayatta kalma stratejisidir. Trump’ın bu yeni stratejisi coğrafyalar kadar algıları ve duyguları da hedefle­mektedir. Trump’ın yönetme biçimi kla­sik anlamda rasyonel bir politika inşa­sından çok psikopolitik bir mimaridir.

Bu mimarinin arayışı Carl Schmitt’in “Egemen, istisnaya karar verendir” ifa­desi çerçevesinde, kuralları uygulayarak değil, kuralları askıya alarak egemen­lik tesis etmektir. 

Deniz Ülke Kaynak’ın yazısı