Yahu arkadaşlar, farkında mısınız, biz resmen üzerimize pet şişe, hatta pet şişeyi de geçtim, dümdüz petrol giyiyoruz! Hafazanallah biri kibrit çaksa tutuşuruz yani.
İçinde pamuk, ne bileyim yün, ipek… Her ne ise… Bildiğimiz kumaş olan kıyafet yok piyasada!
Her şey ama her şey polyester, polipropilen, poliüretan, naylon, elastan…
Bir de kumaşın malzemesini görmeyelim diye iyice gizlemişler. Ara ki bulasın! Ben her baktığım pantolon sentetik çıkınca yıldım ve pantolon almaktan vazgeçtim.
Sonra dedim ki kendime, Eray sen bunu yaz bu hafta. Bundan ala kapitalizm yazısı mı olur? Pamuk, yün filan tüketiciye pahalı gelince istisnasız tüm moda markaları daha ucuza mal edilen sentetik kumaşlara dönmüş. Ama ne dönüş!
Bugün kıyafetlerde kullanılan ipliği üretmek için harcanan petrol miktarı İspanya’nın bir yıllık petrol ihtiyacına eşit!
Nasıl olsa iki kez giyilip atılacağı için pet şişeden kıyafet giymek kimsenin umurunda değil.
Bugün kalburüstü markalarda ipliğin dağılımı aşağı yukarı şöyle: Yüzde 62 polyester, yüzde 34 viskoz, yüzde 4 elastan. Eskiden pamuklu kazağa yün koyup ‘yün karışımlı’ diye satarlardı. Şimdi ‘pamuk karışımlı’ diye bir şey çıkmış, bakıyorsun ‘yüzde 4 pamuk’ diyor bilgisinde. Zahmet edip onu da koymasaydınız bari.