Öcalan’ın okumasına göre eğer kendisi öldürülseydi, PKK MOSSAD’ın kontrolüne girecekti ve Türkiye Gazze gibi olacaktı.
Öcalan’ın tarih okuması da enteresan. Öcalan, Osmanlı’nın çöküşünü de Kürt isyanları ile başlayan sürece bağlıyor. Abdülhamit’in bunu fark edip durdurmaya çalıştığını söylüyor. Kendisinin başını çektiği bu sürecin de 1000 yıllık bir kapıyı aralayacağını iddia ediyor.
Öcalan, hayata ve siyasete “ceterus paribus” bakıyor. Öcalan’a göre tek mesele var, o da kendi tanımladığı şekilde Kürt sorunu, her şeyin çözümü de buna bağlı. Bunu da çözecek tek kişi var. O da kendisi.
Öcalan, PKK’nın çağrısına uyup nasıl silah bıraktığını anlatıyor. Bunun üzerine vekiller SDG ve diğer grupların silah bırakmadığını, bir diğer meselenin de bu olduğunu hatırlatıyor. Öcalan, İran’da rejime karşı mücadele sürdüğünü bu nedenle bu grupların silah bırakamayacağını söylüyor. Bu yapıların Öcalan’ın sözünü dinlemesi için şartların olgunlaşması gerektiğini, çalışma koşullarının sağlanması gerektiğini söylüyor. Türkçesi, bana etki alanı yaratın yetki verin diyor.