Trump'ı 2018'de bir iş adamı aramış: 'Grönland'ı satın mı alsan?'

The Guardian muhabiri Tom Burgis, ABD Başkanı Donald Trump’ın 60 yıllık dostu ve Grönland’da yatırımları bulunan Amerikalı iş adamı Ronald Lauder’ı anlattı.

Lauder, 2018’de başkanın kulağına Grönland’ı fısıldamış: ‘‘Burayı satın mı alsan?’’

Estée Lauder’ın varisi Ronald Lauder ve ABD Başkanı Donald Trump’ı Grönland’ı ‘ilhak ederken’ tasvir eden yapay zekayla oluşturulmuş görsel. Fotoğraflar: Wikipedia / Truth Social

79 yaşındaki Trump, 2019’dan bu yana Grönland’ı satın almak istediğini arada bir dillendiriyordu. Fakat sözleri uzunca zaman kuru bir siyasi kabadayılık diye görüldüğünden pek dikkate alınmamıştı.

Gelgelelim son dönemde NATO üyesi Danimarka’ya bağlı özerk Grönland’ı almak için askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceğini ima edince işler değişti. 

Yıpranmış uluslararası hukuk ve temelleri sarsılmış NATO’nun kolektif savunmayı öngören maddesi hatırlatıldıysa da nafile. Trump’a göre Grönland ‘Rus ve Çin gemileriyle çevrili’ydi ve ABD’nin ‘ulusal güvenliği’ için‘mutlak zorunluluk’tu. Onu yalnızca ‘kendi vicdanı, kendi aklı’ durdurabilirdi. 

Öte yandan küresel ısınma nedeniyle yüzde 80’i kalın buz tabakasıyla kaplı adadaki buzullar eriyor ve ‘çevreci’ teknolojiler için kritik nadir toprak elementleri (disproiyum, neodimyum vs.) gibi doğal kaynaklar açığa çıkıyordu. Daha önce ulaşılamayan deniz, yani ticaret yolları da açılıyordu.

Dolayısıyla şirketlerin gözü yeni yatırım potansiyellerindeydi. 

Grönland’ı Trump’ın kulağına kim fısıldadı?

The Guardian muhabiri Tom Burgis, Trump’ın ilk başkanlık dönemi (2016-2020) sırasında, 2018’de, dönemin ulusal güvenlik uzmanı John Bolton’ın bir gün Oval Ofis’e çağrıldığını anlattı. 

Trump’ın Bolton’a anlatacakları vardı çünkü çok önemli bir iş adamıyla, dostuyla telefonda yeni konuşmuştu. Heyecanlıydı. 

Burgis, ‘‘Bu iş adamı, başkanın kulağına şöyle fısıldamıştı: ABD’nin Grönland’ı satın alması gerekiyor’’ dedi.  Kulağına fısıldanan cümle ilk kez bir yıl sonra, 2019’da, Wall Street gazetesinde başkanın ağzından duyuldu. Trump Grönland’la ilgileniyordu. 

Ne var ki Grönland söylemi, Trump’ın bildik ‘delilikleri’nden sadece biri diye görülüp geçiştirildi. Yine de Danimarkalıların dehşete düştüğünü gören Trump, alay edercesine, Grönland’daki bir kasabaya yerleştirilmiş altın bir Trump Towers görseli paylaştı. Gülünçtü. 

Trump Ağustos 2019’daki paylaşımında ‘‘Söz veriyorum Grönland’a bunu yapmayacağım!’’ diye alay etmişti.

Gülünçtü, ama biri Trump’ın aklına Grönland’ı çoktan sokmuştu: Ronald Lauder. 

Meşhur kozmetik markası Estée Lauder’ın varisi. 60 senelik bir dost. Milyarder iş adamı. 

Bugün 81 yaşındaki Lauder da zamanında siyasete bulaşmıştı. Eski başkan Ronald Reagan, Soğuk Savaş sırasında Lauder’ı Sovyetler Birliği’nin komşusu Avusturya Büyükelçiliği’ne atamıştı.

Lauder daha sonra New York belediye başkanlığına gözdikti. Cumhuriyetçi aday, seçilebilmek için kampanyasına para akıttıysa da başaramadı. 

Ama her daim Cumuriyetçi partinin sıkı bağışçısıydı. Öyle ki, Trump 2016’da ilk kez başkan seçilince ‘Trump’ın Zaferi İçin Bağış Topluluğu’na 100 bin dolar bağışlamıştı. 

‘Zengin, nüfuzlu insanlardan oluşan aşırı sağcı bir topluluk’

Burgis, ‘Trump’ın dünyası’nda zengin insanların rolünü anlattı:

‘‘Başkanın görüşlerini ve kararlarını şekillendiren bir şey var: Zengin, nüfuzlu insanlardan oluşan aşırı sağcı bir topluluk… Bu insanlar Trump’a doğrudan erişebiliyor. Kimiyse sosyal medya ya da Fox News aracılığıyla başkana ulaşıyor. Ve etki güçleri olağanüstü.

Şunu anlamamız lazım: ABD politikalarıyla Trump’ın kulağına fısıldayan bu insanların ticari çıkarları kesişiyor.’’ 

Burgis’in öğrendiğine göre Lauder, ta 2018’de Trump’a Grönland’ı işaret etmişti:‘‘Burayı satın mı alsan?’’

‘Adeta başkanlık yetkilerine erişim için bilet satıldı’

2020’de ABD halkı Trump’ı başkanlık koltuğundan kaldırdı; seçim yenilgisini hazmedemeyen Trump –‘oylar çalındı’ iddiasıyla- bir grup aşırı sağcı destekçisini Kongre Baskını’na kışkırttı. 

Kaos. Ölümler. Tutuklamalar. Umduğunu bulamayan Trump, nihayetinde, 2022’de, Florida’daki lüks malikanesi Mar-a-Lago’daydı. İsmi gazete manşetlerinden düşmüştü.

O yıl, kendini Yahudi karşıtı diye tanımlayan Nick Fuentes’i Mar-a-Lago’da bir akşam yemeğine davet etti. Tabii Yahudi toplulukları köpürmüştü. Trump’ın 60 yıllık dostu, Estée Lauder’ın varisi ve Dünya Yahudi Kongresi Başkanı Ronald Lauder da… 

Lauder, eski dostunu, hayli öfkeli ve itici bir Yahudi düşmanını meşrulaştırmakla suçluyor, kınıyordu. Lauder’ın basın sözcüsü, Trump’a daha fazla bağış yok diyordu.

Gelgelelim Trump iki yıl sonra başkanlık seçimlerini kazanarak Beyaz Saray’a döndü. Lauder bir anda söylediklerini yutuverdi, başkana yeniden milyonlarca dolar bağışladı.

Burgis, bilhassa Trump’ın ikinci döneminde bağışçıların ABD politikalarına epey yön verdiğini belirtti: ‘‘Trump’ın ikinci döneminde adeta başkanlık yetkilerine erişim için bilet satıldı.’’

Trump Grönland’ı satın alma planını güncellemiş, askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceğini ima etmeye başlamıştı.

‘New York adresli bir şirket Grönland’da bir şeyler satın alıyor’

Henüz iki yıl önce Trump’ı yerden yere vuran Lauder, alelacele New York Post gazetesine başkanın Grönland tutumunu savunduğu bir yazı kaleme aldı. 

Lauder aslında 2019’da başkanın kulağına ne fısıldadıysa onu yazmıştı; Grönland ABD’nin ulusal güvenliği için stratejik bir hamleydi, ABD’nin adadaki nüfuzu artmalıydı…

Ve ağzındaki baklayı çıkarıyordu Lauder: ‘‘Yıllardır ABD çıkarları uğruna Grönland’da yatırım yapmaya çalışıyorum.’’

Burgis, ‘‘Son aylarda paylaşılan Danimarka şirket kayıtlarından görüyoruz ki, New York adresli bir şirket ve adı açıklanmayan sahipler Grönland’da bir şeyler satın alıyor’’ dedi.

Danimarka gazetesi Politiken’in ortaya çıkardığına göre bu isimlerden biri de Lauder. 

Burgis’in aktardığına göre Lauder’ın Grönland’da iki hedefi var: (1) Baffin Körfezi’nde bir adadaki ‘aşırı temiz’ su kaynakları, (2) alüminyum eritme tesisi için bir gölden sağlanabilecek hidroelektrik enerji.

Burgis, ‘‘ABD Grönland’ı alırsa Lauder’ın cebine bir şey girer mi bilinmez, ama yine bir kesişme görüyoruz’’ diyor, ‘‘ABD politikalarına yön verebilen birinin bu işten ticari menfaati var.’’

‘Güç makinesi kralın kulağına fısıldayarak çalışıyor’

Yeni dünya düzenini ‘kurtlar sofrası’ diye tanımlayan Burgis’e göre benzer bir çıkar çatışması Trump ailesinde de sürüyor: 

‘‘Herkesin gözü önünde Trump’ın –muhtemelen varolan en güçlü muktedirin– siyasi gücüyle ailesinin çıkarları arasındaki ayrımın kaybolması hakikaten hayret verici. Aylardır şunu göstermeye çalışıyorum: Her defasında iki büyük oğlu Don Jr.’ın ve Eric’in ticari çıkarları, Trump’ın siyasi kararlarıyla kesişiyor. Vietnam’da, Cebelitarık’ta, Sırbistan’da, dünyanın dört yanında Trump ailesi iş anlaşmaları yapıyor. 

Artık kurtlar sofrasındayız. Güç makinesi kralın kulağına fısıldayarak, ona hürmet ederek çalışıyor.’’

Trump şimdi de Britanya’nın Chagos Takımadaları’nı diline doladı: Devredilmesi büyük aptallık

9 soruda Grönland krizi