Ekslibris ya da kitabın tapusu
E

C. Hakkı Zariç
C. Hakkı Zariç
Şair, yazar ve editör. 1999’dan bu yana yazıları ve kitapları yayımlanmaktadır. Türkiye Yazarlar Sendikası ve Türkiye PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Manos Kitap ve Yeni e dergisinde editörlük çalışmalarını sürdürmektedir.

Bir kitaplık oluşturmak kolay değil, satın aldığınız kitabı korumak ondan da zor. Koleksiyonerler, ilk baskı tutkunları, çevrildiği bütün dillerden Küçük Prens ya da Komünist Manifesto biriktirenler, nadir eserler toplayanlar… Tutunamayanlar’ın basıldığı günden beri çıkan bütün edisyonlarını elinde bulunduranlarda tutun da Nâzım’ın izini sürerek ülke ülke dolaşanlara kadar liste uzuyor…

Bir gençlik alışkanlığı olarak kitap çalmak memleketimizde nedense hırsızlıktan sayılmıyor. Dünyanın başka ülkelerinde nasıl karşılanıyor bilmiyorum ama bizde genellikle hınzırca bir gülümseme oluyor cezası. Askerdeyken ben de birkaç kitabı iç etmiştim ne yalan…

Bir yazarın kütüphanesine baktığınızda ne okuduğunun yanısıra nasıl düşündüğüne de tanık olursunuz. Yazar öldükten sonra tablaya düşer, sahaflarda yeni okurunu bekler kitapları. Çok azı adına kütüphane kurulur, şanslı olanların kitapları bağışlandığı kütüphanede muhafaza edilir. Ama genelde yağmadan geriye pek bir şey kalmaz.

Kitaplığı oluşturmak bir bela, kitapları korumak ayrı bir bela. İmzalatmadığıma bin pişman olduğum Çaylar Şirketten’in ilk baskısı artık bende yok maalesef. Oktay Rifat’ın Metin Demirtaş’a imzalı Perçemli Sokak’ı en son benim kitaplığımdaydı. Şimdi ikisi de yok kitaplığımda; kim aldı, nereye gitti bilmiyorum. Bir de taşınırken kaybolan ve izine rastlanmayan kitaplar var ki onlar hakkında ne yazabileceğimi bilemiyorum. Geriye mümkünse aynısını tekrar almak kalıyor.

Bir ara aldığım anda ya da okuduktan hemen sonra bendeki hikâyesini yazdım kitabın giriş sayfasına, tarih koyup imza attım. Uzun yıllar sürdü bu alışkanlığım. Ancak kitabı çizmeyen ve sayfasını katlamayan biri olduğum için imza atma işinden de vazgeçtim.

Kitabını ve kitaplığını korumak için insanlar yıllar boyu mücadele etti. Matbaanın icadından önce el yazması bir eseri korumak kolay olmadığı gibi o eserin sizin kitaplığınıza ait olduğunu kanıtlamanız da kolay değildi. Bunun için insanlar kapağın içine kendi armalarını yerleştirmeyi adet edinmişti.

Ekslibris nedir, ne işe yarar?

Ekslibris, kitabın iç kapağına yapıştırılan bir tür tapu kaydıdır. Kitap ve sahibi adına yapılmış bir kartvizit niyetine okunabilir. Kitabın kime ait olduğunu söyler, onu yüceltir, kişiselleştirir ve ödünç alan kişiyi iade etmesi için uyarır.

Ekslibris kitabın iç kapağına yapıştırılırsa işlevini yerine getirir.

Sözcük anlamıyla söyleyecek olursak, ekslibris ‘….’nın kitaplığından‘, ‘…’nın kütüphanesinden‘ anlamına gelir.

Yaratım sürecine bakıldığında ekslibrisi resim sanatı içinde görebiliriz. İşlevsel yanıyla bakıldığında ise bir grafik tasarım ürünü olarak kabul edilebilir. Belki de resimden ayıran tek yanı, içine yazının (tipografinin) girmesidir. Her sanatçı ve tasarımcı kendi tarzında, birikimleri doğrultusunda ekslibrisi oluşturur. (…) Kompozisyonunaekslibrisveya bu anlama gelen bir sözcük ile ekslibris yaptığı kişinin ya da kurumun adını eklemek zorundadır. Önemli olan bu sözcüklerin doğru yerde ve uygun boyutta (puntoda) kullanılmasıdır.”

Pablo Picasso…

İlk ekslibris ne zaman yapıldı?

Rivayet muhtelif, ilk ekslibrisin M.Ö. 1400 yılında Mısır Kralı Amenhotep’in kitaplığına ait olduğu iddiaları var, açık mavi bir fayans üzerine çalışılmış. M.Ö. 600 yıllarında yaşayan Asur Kralı Asurbanipal zamanından kalma olduğu ekslibris rivayetlerinden bir diğeri.

“Gerçek anlamda ilk ekslibrisin 15. yüzyılın üçüncü çeyreğinde Güney Almanya’da kullanıldığı bilinmektedir. Araştırmacılara göre bunlardan ikisi, Hildebrand Brandenburg ve Wilhelm von Zell isimli sahiplerinin adına yapılmıştır. Bu ekslibrisler ağaç üzerine elle boyanmış basit bir arma ve sahibinin eliyle yazılmış bir sözden oluşmaktadır.”

16’ncı yüzyıl ekslibrisin Almanya’daki altın çağıdır ve Avrupa ülkelerine yayılır. İngiltere ve Fransa’da 1500’lerin başında, Portekiz’de 1585, İspanya’da 1588, Amerika’da 1629, İtalya’da 18’inci yüzyılda ortaya çıkmıştır.

Ekslibris Müzesi

İstanbul Ekslibris Müzesi.

Bu bilgileri Prof. Dr. Hasip Pektaş’tan öğrendim. Hasip hoca inanılmaz emek ve çabayla ekslibrisin Türkiye’de gelişmesi, yaygınlaşması ve ulaşılabilir olması için uzun yıllardır çaba gösteriyor.

Dünyada 10 farklı ülkede ekslibris müzesi var. Hasip Pektaş’ın yönettiği Türkiye’deki Ekslibris Müzesi’nde şimdilik 19 bin ekslibris bulunuyor.

Şimdiye kadar tek tük gördüğüm ekslibrislere bir müzede denk geleceğimi öğrenince gitmemek olmazdı. Müzede Hasip hocanın bir cumartesi öğleden sonra doktora öğrencileriyle bir araya geldiği dersine misafir oldum. Hem katılımcıların ekslibrislerini görme olanağım oldu hem müzeyi gezdim hem de hocanın anlattıklarını dinleyip konu hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğimi fark ettim.

Neyse ki yazı boyunca alıntılar yaptığım Ekslibris kitabında Hasip Pektaş inceden inceye her şeyi yazmış. Yakın zaman önce Türkiye’de 6’ncı Uluslararası Ekslibiris Yarışması’nın jüri başkanlığını da Hasip hoca yapmış.

Altunizade’de merkezi ve erişilebilir yerdeki Ekslibris Müzesi, bir çalışanı istihdam edebilecek durumda olmadığından, her zaman açık değil, iletişim kurularak uygun zamanlarda gezilebiliyor. 15 Eylül 2020’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın onayıyla ‘Özel Ekslibris Müzesi‘ statüsünü kazanan müze uzaklara yakın bir yerde değil; yol üstünde…

Her yaştan insanın ürün verdiği ekslibrisin sanırım en genç üyesi Can Pektaş’la bir poz verdim ben de, onun yapıtı da dikkatimi çeken ekslibrislerin arasındaydı…
Can Pektaş.

Teknik ve tasarım olarak ekslibris

Farklı tekniklerde taş ve ipek baskılarda, metal gravürlerde ekslibris yapılabilmekte. Bazı teknik bilgiler ekslibrisin sol alt köşesine kurşun kalemle yazılmakta, çalışmanın renkli olması durumunda kaç renk olduğu belirtilmekte.

Ekslibris tasarımında farklı yaklaşımlar vardır. Chicago’da yaşayan özgün sanatçı Henrietta Vepstas, eğer bir arkadaşı için ekslibris yapıyorsa, çalışmada o arkadaşı için hissettiklerini yansıttığını söylüyor. Amerikalı emekli cerrah Guy Debenham,Ekslibrisler, sahibinin biyografisi olmalıdırdemektedir. Bilgisayarla tasarım yapan Marion Stein, ekslibrislerdeki resimlerin, okunan kitabı çağrıştırması gerektiğini söylemektedir. Colorado’da yaşayan ve kaligrafik ekslibrisler yapan James Hayes ise, ekslibrislerdeki resimlerin, illüstrasyonların, ekslibrislerin amacı dışında kaldığını, oysa ekslibrisin kitap sahibinin işareti olması gerektiğini savunmaktadır. New Hampshire’dan M. R. Truelsenİdeal bir ekslibris, birden çok anlam içermelidirdüşüncesini savunmaktadır.”

Uzun yıllar boyu aklımın bir yerinde tutup çevirdiğim ekslibrisle ilgili kaynağa erişmiş olmak ve müzesini gezmek benim için kıymetli bir deneyim oldu. Hasip hoca samimiyetini, sanatını, suyunu ve emeğini paylaştı, var olsun.

Hamiş: Yazı boyunca alıntı yaptığım kitap: Prof. Dr. Hasip Pektaş, Ekslibris, İstanbul Ekslibris Derneği, 5’inci Basım Ocak 2005. Kitabın geliri müzeyle aynı adreste yer alan derneğe kalıyor. Yazıdaki görseller de müzenin arşivinden…