İşin gerçeği şu: Hayatta neredeyse her şeyin bir karşılığı vardır. Hediye de bunun dışında değil. Hediye “karşılıksız” gibi durur, çünkü öyle durması gerekir. Fakat, alan da veren de bilir ki, bu jestin karşılığı er ya da geç bir gün verilecek. Terazi, bir gün bir şekilde dengeye gelecek.
Eğer siz de aynı ölçüde karşılık verebiliyorsanız mesele yok. Ama gelen hediyeye benzer ölçüde yanıt verecek ekonomik gücümüz yoksa, sorun tam da bu noktada başlar. Ekonomiyle kapatılamayan farkı, duygularla kapatmaya çalışırız. Mahcubiyet devreye girer. Kimi zaman da sessiz bir ezilme hissi… Bu duygu sessizdir. İtirafı zordur. Çünkü insan, yakınlarının yanında bile eksik görünmek istemez.