Recep Genel: Bütün ülkenin açlık sınırının altında kalmasını istiyorlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Geçen yıl asgari ücret 22 bin 104 TL olarak açıklandığında 625 dolar ediyordu. Şimdi 28 bin 75 liraya 655 dolar alabiliyoruz. Tüm o büyük tantanadan sonra ortaya çıka çıka bu çıktı. Üstelik henüz yeni yıl zamları da gelmedi. Onun da eli kulağında… İğneden ipliğe ne varsa sıraya girmiş 1 Ocak’ı bekliyor.

Açlık sınırı 29 bin 828 liraya çıkmıştı. Onun 1753 lira altında kaldık. İşçiler 1 Şubat’ta ilk zamları maaşları aldığında açlık sınırı alıp başını gitmiş olacak.

Geçen yıl bile daha insaflı bir tablo ile karşı karşıyaydık. Asgari ücret 22 bin 104 lira olarak açıklandıktan sonra ocak ayında açlık sınırı 22 bin 131 TL olmuştu.

İşçilere açlık sınırını bir yaşam biçimi olarak dayatıyorlar. Sadece işçilere mi? Hayır bütün ülkenin açlık sınırının altında kalmasını istiyorlar.

Pazarlık masasına oturmayan Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, asgari ücret belirlenirken kiraya, eğitime, ulaşıma ve gıdaya bakılmasını istemişti. Ama kimse dinlemedi. “Ben yaptım oldu, hayırlı olsun” dediler.

Oysa dün asgari ücrete yüzde 27 zam yapılırken, yıllık gıda enflasyonu yüzde 44.5 olarak açıklandı. Kira artış oranı yüzde 50’ye dayandı. Eğitimdeki artış yüzde 91.6’yı buluyor. Ulaştırmada fiyatlarındaki artış yüzde 29’u aşıyor. Ama işçilere “Enflasyon yüzde 31” diyorlar. Hatta “Beklenen enflasyon yüzde 16” diye de ilave edip yüzde 27 zammı reva görüyorlar.

Kaynak yetersizliği, bütçe açığı, tasarruf tedbirleri, kemer sıkma politikaları falan filan, hepsi hikaye… Düzeni böyle kurdular… Onlar azami bir hayat sürerken işçilere asgari bir hayat dayatıyorlar.

İktidar çalışanlara seçime endeksli zam yapmaya alıştı. 2024’te yerel seçimlerde köşeye sıkışmıştı, asgari ücrete yüzde 49.1’lik zam yaptı. 2023’teki seçimde bir zamla da yetinmedi. Ocak ve temmuzda iki zam yaptı, yıllık artış yüzde 100’ü buldu. Hatırlarsanız, geçen yıl ara zam yoktu. Yıllık enflasyon yüzde 44,3 olmasına rağmen yüzde 30 zamla yetindiler.

2026’da ufukta henüz bir seçim yok. Öyle olunca işçilerin ağzına bir parmak bal çalmanın da alemi yok. Ancak sandığın ucunu gördüğümüzde birdenbire emekliyi, işçiyi hatırlıyorlar.

O zaman siz de bu zamları onu yapanları unutmayın…

Recep Genel’in yazısı