Özellikle Ekrem İmamoğlu’na yönelik olarak sürdürülen “Erdoğan’ın karşısına cumhurbaşkanı adayı olarak çıkmasın” kampanyası, yargıya olan güveni yerlere düşürdü.
Bir zamanlar halkın en güvenilir kurumlarından biri olan yüksek yargı bile artık o güveni veremiyor.
Bu yakınlarda hedefte Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da var. Amaç yine aynı: Olası bir seçimde Erdoğan’ın karşısında kuvvetli aday olmasın!
Yargı eliyle böyle siyasi bir program yürütülürken, halkın yargıya güvenini yükseltecek bir şeyler yapmak gerekir.
Şöhretli kişilere yönelik uyuşturucu operasyonlarını böyle görüyorum.
Böyle olmasa savcılarımız hazırlık soruşturmasının gizliliği ve lekelenmeme hakkı, masumiyet karinesi üzerine titizlenirler; operasyonun böyle teşhir edilmesine izin vermezlerdi.
Oysa şimdi Erdoğan’ın damadının biraderinin yönettiği medya grubu, gazeteyi sanki İstanbul Adliyesi’nin bodrumunda basıyor gibi!
Sabah ağız sulandırıcı haberler yayınlanıyor, akşam da ekranlarda tartış babam tartış!
Sosyal medya böyle bol dedikodulu haberlere ilgisiz kalamaz zaten, o da veriyor gazı.
Olan bitenleri akşam yemeğinden sonra çay içip, çekirdek çitleyerek televizyondan izleyen halkımızın bu olanlara bakıp “Helal olsun Türk adaletine, meşhur, zengin dinlemiyor, yakalarına yapışıyor” diye düşünmesi isteniyor.
Böylece siyasi amaçlı yargı operasyonlarına güvenin de artırılacağı hesaplanıyor.
Düşünmek suç değil ya, böyle düşünüyorum ben de!