Mehmet Y. Yılmaz: Komisyonun 'dinlemede kalması' büyük ölçüde Erdoğan'ın karar verememiş olmasından kaynaklanıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Şimdi teorik olarak bu komisyon tekrar toplanıp, partilerin raporlarını birlikte değerlendirip yeni bir rapor yazacak!

Daha önceden açıklandığına göre komisyon raporuna şerh de konmayacak.

Raporun komisyon raporu olabilmesi için nitelikli çoğunluk aranacağına göre bu tabloya bakarak komisyonun raporunun sade suya tirit bir rapor olacağını bugünden söyleyebilirim.

Çünkü esasen komisyonun kuruluşundan beri yaptığı iş de havanda su dövmekten ibaretti.

Komisyon üyeleri, dinleme seanslarında bilmedikleri yeni ne öğrendiler?

Partilerin hazırladığı raporlara ‘dinlediklerinden öğrendikleri ne yansıdı’; gerçekten merak ediyorum.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Öcalan’ın örgütü silah bırakmaya çağırdığı açıklamasından sonra çizdiği yol haritasında sırada ‘siyasi ve hukuki reformlarla demokrasi ve sivil siyasetin güçlendirilmesi’ vardı.

Bahçeli bunu açıklarken, “Bu yılın sonuna kadar bu iş bitirilmeli” de demişti.

Yıl bitiyor, daha başlayan bir şey de yok.

Komisyonun kurulduğu günden beri ‘el yakacak’ konulara girmeyip ‘dinlemede kalması’ büyük ölçüde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne yapacağına bir türlü karar verememiş olmasından kaynaklanıyor.

Bu sürecin şu ana kadar ki tek önemli adımı Öcalan’ın ‘ayrı ulus devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümleri’ aşırı milliyetçi savruluş olarak tanımlayıp, PKK’nın ‘anlam yoksunluğuna düştüğü’ için kendisini feshetmesini istemesiydi.

Bu cephede bunun dışında yeni bir şey yok!

Mehmet Y. Yılmaz’ın yazısı