Serdal Bahçe: Emekçilerin yenilmişliğinin tescil edildiği aylar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Aralık ve Kasım ayları sermayenin şenlik havasında geçirdiği aylara dönüştü memleketimde. İki süreç sermayenin mutlak egemenliğini teşhir eden ve onun temsilcilerini bir tür coşkun sevince iten süreçler olarak Kasım ve Aralık aylarını emekçilerin yenilmişliğinin tescil edildiği aylar haline getirdi. Birincisi TBMM’deki bütçe görüşmeleri ve bütçe süreci, ikincisi ise asgari ücret tespit süreci.

AKP iktidarının iyice yerleştiği ve nerdeyse kendi başına bir rejim haline geldiği son yıllarda emek örgütlerinin bu aylardaki çaresizliği ve güçsüzlüğü iyice ayyuka çıktı. Süreçlere ucundan bile müdahale edememe, sermaye ve devletin temsilcilerinin verdiği emek aleyhtarı kararları sineye çekme, sonrasında artık iyice AKP güdümüne girmiş medyanın haber bile yapmadığı birkaç cılız tepkide bulunma; tüm bunlar insanın içini acıtıyor.

Dolayısıyla Kasım ve Aralık aylarını sevemez olduk; bize yenilmişliğimizi, zayıflığımızı, çaresizliğimizi hatırlattıkları için.

Aşırılık mı arıyorsunuz? Bir haber çıktı ve yine sosyal medyada yayıldı. Sanırım Ankara’da emekliler günlük ve aylık fiyatı düşük otellerde ikamet etmeye başlamışlar. Bir evin sıcaklığını bırakmışlar, çünkü aldıkları emekli aylıklarıyla bir eve sahip olacak, bir evin sıcaklığını idame ettirecek kadar kazanamıyorlar. Ucuz otel lobilerinde yaşıyorlar. Yıllarca uğruna emek harcadıkları ülke onları otelde yaşamaya mahkum ediyor. 

Aşırılık mı arıyorsunuz? İyice pervasızlaşan özel okullara bakın. Atanamayan öğretmenlerden oluşan büyük bir işsiz öğretmen ordusu içinden seçtikleri öğretmenlere sefalet ücreti ödüyorlar, onları onur kırıcı bir şekilde işten atıyorlar; ama velilerden dudak uçuklatıcı paralar alıyorlar.

Serdal Bahçe’nin yazısı