Talha Apak: Tekstil firmaları konkordatoda başı çekiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’nin köklü sektörlerinden teks­til ve hazır giyim, uzun zamandır üre­tim ve istihdam kriziyle karşı karşıya kal­makta ve son yıllarda bu krizin gitgide de­rinleştiği görülmektedir. Yüksek faiz ve finansmana erişim zorluğu nedeniyle iş­letmelerin çoğu başta Mısır olmak üzere üretimlerini başka ülkelere taşımaktadır. Bu durum, ülkemizde ciddi bir istihdam ve vergi kaybına yol açmış bulunmaktadır.

Ülkemizde kalan işletmelerin bir kıs­mı konkordatoya başvurmuş, bir kısmı ise faaliyetini zararla sürdürmeye devam et­mektedir. Son yıllarda döviz kurlarının ve ücret artışlarının enflasyonun altında kal­ması nedeniyle çoğu ihracatçı olan tekstil firması ihracattan vazgeçmiş, devam eden­ler ise zararına çalışmaktadır.

2022 yılında pamuk kriziyle başla­yan tekstil ve hazır giyim sektörü, sonra­ki yıllarda artan faizler, kur baskısı ve iş­çilik maliyetleri sonucu derin bir krizle karşı karşıya gelmiş bulunmaktadır. Üre­tim sorunu yaşayan şirketler, fabrikala­rını maliyetlerin Türkiye’ye göre dörtte bir seviyesinde olduğu Mısır’a kaydırma­ya başlamıştır. Tekstil ve hazır giyim sek­tör temsilcilerinin açıklamalarına göre, ilk defa hazır giyim sektörünün son bir yıl içe­risindeki Türkiye dışı yatırımı Türkiye içi yatırımın üç katını geçmiştir.

Tekstil firmaları konkordatoda başı çekiyor. Ticaret sicili gazete ilanları ve konkor­dato takip listesine baktığımızda, konkor­datoya başvuran şirketlerde tekstil ve ha­zır giyim firmaları ilk sıralarda bulunmak­tadır. 

Türkiye’nin, ipek yoluyla Asya’yı Avrupa’ya bağlayan konumu dolayısıyla bu avantajı tekrar yakalaması ve globalde tekstil üssü olması ülke ekonomisi açısından fazlasıyla önemlidir.

Talha Apak’ın yazısı