Üç tarafı denizlerle çevrili, gölleri, nehirleri, kaynak suları ve yeraltı su potansiyeli ile ülkemizin su zengini olduğunu düşünürüz çoğumuz. Ancak gerçekler hiç de öyle değil. Kişi başı bin 347 metreküp su varlığı ile su stresi altında bir ülkeyiz ve hızla su fakiri olma yolunda ilerliyoruz.
Rakamlar böyle söylemekle birlikte en önemlisi, su konusunda son yıllarda denizin bittiğini fark ediyor ve aslında ‘su müsrifi’ olduğumuzu yeni yeni anlıyoruz. Su meselesi artık iklim ve çevre meselesinin ötesinde bir milli güvenlik meselesi.
DSİ verilerine göre, ülkemizde toplam kullanılabilir su miktarı 112 milyar metreküp. Bunun 98 milyar metreküpü yerüstü ve 14 milyar metreküpü yeraltı suyu. Ancak kullanılabilir su varlığımızın sadece yarısını kullanabiliyoruz; bu da 57 milyar metreküp demek. Bu suyun en çok kullanıldığı alan tarım. Tarımsal sulamalarda kullandığımız su miktarı 43,9 milyar metreküp ve bu mevcut kullanılan suyun yüzde 77’sine karşılık geliyor.
Tarımsal sulama altyapısının ve sulama tekniklerinin acilen iyileştirilmesi gerekiyor. Kapalı sistem yetmez, basınçlı sulama ve kotalı sulamaya da mutlaka geçilmeli. Gıda israfı yoluyla dolaylı olarak kaybedilen suyun azaltılması için hasat, nakliye, depolama, perakende ve tüketim aşamalarında gıda kaybı ve israfı en aza indirilmeli.