Ulvi Saran: Hemen her alanda 'okumuş insan fazlalığı' var

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Eskiden okumuş insana şiddetle ihtiyaç vardı. Bugün ise hemen her alanda ve her düzeyde ‘okumuş insan fazlalığı’ var.

Bunu ‘cahilliğe methiye’ veya ‘cahilin ferasetinden medet umma’ olarak anlamayalım. Ama her daldan ve uzmanlıktan üniversite, hatta yüksek lisans ve doktora diplomalı, kafası bilgi ile dolu; ancak ülkenin mevcut ekonomik kalkınma ve teknolojik gelişmişlik düzeyinin taleplerine denk düşmeyen milyonlarca eğitimli insanın giderek büyüttüğü işsizler ordusu, bu acı gerçeği teyid ediyor.

Düşünün; ülkenin mevcut ekonomik kalkınma ve teknolojik gelişmişlik düzeyi, üretim modeli ve sanayi altyapısı; sizden üniversite mezunu istemediği halde siz habire üniversite mezunu yetiştiriyorsunuz. İş ve ticaret hayatı ve üretim sektörleri, sizden ara insan gücü, zanaat ve beceri sahibi kalifiye eleman yetiştirmenizi istiyor; siz aksine her yıl ellerine üniversite diploması verdiğiniz milyonlarca genci, işsizler kervanına katıyorsunuz.

Ezcümle, Türkiye’de herkesin entellektüel tartışmalara katılacak düzeyde sosyal bilim ve felsefe formasyonuna; muhabbet ortamlarında astrolojiden, kuantum fiziğinden, söz edecek kadar fen bilimleri formasyonuna sahip olması gerekmiyor. Bunlarla ilgilenen bilim adamı ve akademisyenler, elbette gerektiği kadar olacaktır. Ama, toplumun büyük bir bölümü için esas ihtiyaç, ekonominin işleyişini sağlayan ara elemanlar, tesisatçılar, bakım-onarım personeli, elektrikçiler, kaynakçılar, fayans ustaları, operatörler gibi pratik beceri gerektiren mesleklerde nitelikli işgücüdür. Bu alanlarda başarılı olabilmek için ise, çoğu defa lise düzeyinde eğitim ve temel düzeyde teknoloji, finans ve dijital okur-yazarlık yeterlidir.

Ulvi Saran’ın yazısı