Deniz Ülke Kaynak: Tekno oligarklar, toplumun yeni mimarla­rı olarak artık sahnedeler

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Michel Foucault, toplumsal olanın kendiliğin­den ve doğal bir kavram olmadığını ve toplum fikrinin iktidar tarafından üretilen söylemsel bir kategori olduğunu söyler. Ona göre söylem, hakkında konuştuğu olguları bizzat inşa eder. Böylelikle modern toplum dediğimiz şey de do­ğal bir kolektif değil, bireyleri düzenleyen, or­ganize eden bir disiplin mekanizması olarak gelişir.

Sanayi devrimiyle birlikte egemenlik sınır­ları içinde kalan nüfusu disipline etmek için kullanılan ulus devlet modelinin ‘toplum’ fikrinden, küreselleşme sürecine geçiş fark­lı bir inşa sürecini gerektiriyordu. Ulrich Be­ck “Toplum artık ulusal sınırlar içerisinde ta­nımlanamaz. Sınırları aşan riskler ve süreçler ulus-toplum fikrini geçersiz kılmaktadır” der­ken; akışkan modernitenin savunucusu Zyg­munt Bauman ise “Küreselleşen toplum artık katı bir birlik değil; parçalı, geçici ve çözülmüş bir birliktelik” ifadesini kullanıyordu. 

Yeni tekno-endüstriyel dünyanın toplum olgusu şimdilerde yeniden şekilleniyor. Doğmakta olan şey ise net: Üreti­mi robotlara, yapay zekaya bırakan; ekonomisi ve tüketim alışkanlıkları platform imparator­luklarınca şekillenen; özel alanı tamamen veri ve algoritma lordları tarafından işgal edilmiş; bedenen ve zihnen tutsak edilerek sürüleştiril­miş lakin sürüde olduğunun farkındalığını da yitirmiş bir prangalılar topluluğu olarak ‘ye­ni toplum’. İçine daldığımız bu yeni tekno-fe­odal dünyada ‘toplum’ artık ne devlet meka­nizmalarının, ne de liberal kapitalist dünyanın efendisi olan piyasaların etki alanında. Üçüncü güç, yani veri sistemleri ve platformların ege­meni tekno oligarklar, toplumun yeni mimarla­rı olarak artık sahnedeler.

Deniz Ülke Kaynak’ın yazısı