Yusuf Ziya Cömert: Çözüm sürecinin gereklerine uygun adımlar atıldıkça sorunun cesameti ortaya çıkıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Çözüm sürecinin gereklerine uygun olarak adımlar atıldıkça sorunun cesameti ortaya çıkıyor.

MHP lideri Bahçeli’nin tarihi hamlesinden sonra DEM Kürt sorunu başta olmak üzere ülkenin bütün sorunlarında artık sorunun kendisi ya da bir parçası olarak değil çözümün ortaklarından biri olarak muhatap alınmaya başlandı. Uzun zaman adı sadece ‘terör’ konulu cümlelerin içinde geçen DEM Parti artık çözüm ortağıydı.

Fakat sorun salt bir iç mesele değil.

Bir ucu Kafkaslar’da, bir ucu İran’da, bir ucu Irak’ta, bir başka ucu Suriye’de.

SDG’nin lideri Mazlum Kobani ‘adem-i merkeziyet’ tabirini kullanmaktan şu ana kadar vazgeçmiş değil.

Bunun tercümesi özerkliktir. Yumuşatmak isterseniz yarı-özerklik.

Türkiye’nin ‘terörsüz Türkiye’ konseptinin içinde buna yer var mı?

Malum, Kuzey Irak’ta normal şartlarda iyi-kötü geçindiğimiz bir özerk bölge var.

Bir benzerine, yani bir Kürt özerk bölgesine Suriye’de razı olur muyuz?

Bu arada sınırdaki uzun namlulu silahlarla mücehhez, üniformalı koruma görüntüleri yetkililerimizi rahatsız etti.

MHP lideri Bahçeli “Vatan topraklarımızda yabancı üniformalı askerlerin uzun namlulu silahla ortalıkta dolaşmaları tek kelimeyle rezalettir” dedi.

Barzani de Bahçeli’ye sert bir açıklama ile mukabele etti.

Öyle ki Ak Parti arada kaldı.

Henüz içerideki yasal düzenlemelere, adı af olmasa bile PKK üyelerinin akıbetiyle ilgili tartışmalara, ‘umut hakkı’ aşamalarına gelmedik.

Sorunumuz, çözüldükçe karmaşıklaşıyor.

Yusuf Ziya Cömert’in yazısı