Birkaç yıl öncesinden beri, durum tespiti yapanların sayısında artış gözledim ve epidemik hale geldi. STK’lar, dernekler hatta siyasi parti temsilcileri, içinde bulunduğumuz kriz ve piyasa şartlarını konuşmaya başladı.
Son 1 yıldır şu durum tespiti, adeta pandemi haline geldi. İlgili olsun olmasın, patron, çalışan, memur, işçi, emekli ya da ekonomiye dair derdi olan herkesin dilinde; bir durum tespitidir gidiyor. Öyle güzel, net, doğru, detaylı tespitler ki şapka çıkarırsın. Krizin adeta hologramı çıkarılmışçasına…
O halde benim derdim ne? Derdim odur ki durum tespitinde bu kadar yetkin hale gelen bizler, ne yazık ki çözüm önermiyor, öneremiyoruz.
Hadi ev hanımlarını anladık, peki ya şu akademisyenlere, bilim insanlarına, ekonomistlere, kanaat önderlerine, ekranları dolduran herşeyologlara ne demeli?
Çözüm neden önermiyorlar?
Çünkü eleştirmek kolay, yapmak zordur. Bu yüzden hiçbir eleştirmenin heykeli dikilmemiştir.
Muhalefet liderine soruyorum, “Sizin çözümünüz nedir?” diye… Cevap; “İktidar önerimizi çalabilir.”