Politik bilinç, karşına çıkan her haberi okumak değildir. Tam tersine, neyin sana özellikle gösterildiğini ve neden gösterildiğini anlamaktır.
Sistem sevdiğini parlatır, sevmediğini çamura bulayıp önüne atar. Birini başarı hikâyesi diye pompalar, diğerini tehlike diye sunar.
Bu yüzden politik bilinç, bilgi yığınının içinde boğulmak değil; hangi bilginin neden servis edildiğini, hangi duygunu tetiklemeyi hedeflediğini ve kimin işine yaradığını çözme becerisidir.
Bunun için de medyadaki doğruyu, yanlışı ve manipülasyonu ayırt edebilme becerisi gerekiyor. Buna da medya okuryazarlığı deniyor.
Yani gerçek haberleri yalan ve manipülatif yani yönlendirici olanlardan ayırma becerisi. Bu, sloganlara kapılmadan, duygusal tepkilerin peşine takılmadan, başkalarının dayattığı anlatıların dışına çıkıp kendi aklınla değerlendirme yapmanı sağlar.