Milyonlarca engellinin izolasyonla evlere tıkıldığı, yoksullukla boğuştuğu, okullarda ve işyerlerinde mobbinge, şiddete maruz kaldığı ve en temel erişilebilirlik haklarının tanınmadığı ülkemizde bu yıl “kim ne paylaşmış” diye #3AralıkDünyaEngellilerGünü etiketini X (Twitter) üzerinden tarayınca karşımıza yine “sevgi ve merhamet kusması” olarak ifade edilebilecek bir serenat hali var.
Tüm paylaşımlarda bu senenin de modası “Sevgi varsa engel yoktur” mottosu. Benzer ifadeler olarak “Sevgi engel tanımaz”, “Kalpler engel tanımaz”, “Sevgi her engeli aşar”, “En büyük engel sevgisizliktir”, “Engel kalpte ve zihinde olmasın yeter”…
İçi tamamen bomboş, temelsiz ve üzerine bir dakika düşünülmemiş bu sevgi selinin hangi engelleri ortadan kaldırdığını bilmiyoruz. Sevgi; erişilebilir olmayan yol, kaldırım, asansör, geçit, otopark, bina ve yaşam alanlarını erişilebilir hale getirebilir mi? Kim bu kahraman sevgi?
Bu 3 Aralık’ta da “gözünü bir bezle bağlayıp körlerle empati kurmaya çalışan kişileri” görmekten yorulduk artık. Kamunun parasıyla verdiği bir hediyeyi, tekerlekli sandalyeyi veya herhangi bir şeyi “engelli sorunlarını çözüyoruz” diye sunan anlayış en temel sorunumuzdur. Gerçek anlamda bir empati ve dayanışma için bu sağlamcı zihniyetlerden sıyrılmak ön şarttır. Engelliler sizlerden yardım değil, temel hak ve özgürlüklerini, onurlu yaşam koşullarını talep ediyor.
Kapsamlı bir mücadele olmadan “işimiz sevgi ve merhamete” kalmış durumdadır. Bu merhamet zarar vermekte, ertelemekte ve ötelemektedir.