Günlerdir çalışanlara verilecek zamları konuşuyoruz. Açlık sınırının üstünde mi olsun, yoksulluk sınırının altında mı kalsın? Yoksa ben gibi 70+ bütün emekliler, sürüm sürüm sürüncek mi diye konuşuyoruz. İnanın nefret ediyorum ben de bir ‘dilenci’ gibi söylenip şikâyet etmekten. Buyrun size hakkımdaki gerçekleri yazayım.
50 yıl gazetecilik yaptıktan sonra şu anda aldığım emekli maaşı 38 bin 500 TL, ev kiram 30 bin TL… Özetle adlarını vermemi istemeyen 3-4 arkadaşım olmasa yaşayamam ya da torunum Asya’ya haftada 500 TL harçlık verme imkânım olmayacak. Tabii ki çeken bir tek ben değilim. Buyrun taa nokta dergisinden arkadaşım Mustafa Sönmez.
TÜİK, enflasyon verileri hakkında eleştirilerde bulunan Mustafa Sönmez hakkında şikâyette bulunarak tazminat davası açmış. 1 hafta içerisinde Sönmez mahkemeye çıkacak. Sevgili meslektaşım Fatih Altaylı hâlâ içeride diye yazarken inanın kahroluyorum. Genç meslektaşım Furkan Karabay da savcılığın itirazı nedeniyle hâlâ ‘temize çıkmış’ değil. Onlarca gazeteci hapiste ya da hapis tedidi altında. Bunu burada keseyim yoksa T24’ten ayrılıp, Sabah gazetesine gitmek zorunda kalırım. E kahramanım ama ne de olsa benim de güvenceye ihtiyacım var.