Fatih Yaşlı: CHP'de ve DEM/PKK çizgisinde gördüğümüz sol, sosyal adalete ya da kimliklere indirgenmiş bir soldur

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Özel en son CHP kurultayında Nazım’ın en devrimci şiirlerinden birini okudu ve toplanan kalabalığa “Akın var güneşe akın/Güneşi zaptedeceğiz, güneşin zaptı yakın” dedikçe kültürel besinini sosyalist soldan alan CHP’liler coştu, kendinden geçti.

Özel’in ve CHP’nin 19 Mart sonrası söylemi ve örneğin Nazım’ın bu dizelerinin yarattığı coşku, bugünün CHP’sinin yeni döneme uygun bir şekilde tıpkı bir zamanların Ecevit liderliğindeki CHP’sinin olduğu gibi ‘sol popülist’ bir siyasi çizgiye yerleştiği anlamına gelir mi peki? 

İlk bakışta öyle gibi görünse de partinin yeni programı ‘sol popülizm’in aslında retorikten ve birkaç devrimci dizeden/slogandan ibaret olduğunu, özellikle de ekonomiye bakışta sol popülizmle araya hayli mesafe konulduğunu ve halka yönelik ekonomik vaatlerin düzenin sınırları içerisinde dahi ‘radikal’ bir karakter taşımadığını gösteriyor.    

CHP’nin parti programı açıkça ‘piyasacı’ bir nitelik taşıyor. CHP programında kamunun piyasanın ‘alternatifi değil tamamlayıcısı’ olacağı söylenmektedir. Program Türkiye’de şu an yaşanmakta olan bölüşüm krizini büyük ölçüde görmezden gelmekte, kamuyu geliri adil bölüştürücü müdahalelerden ciddi şekilde uzak tutmakta, sermaye çevrelerine yönelik etkili bir vergi mekanizmasını, servet vergisini vs.yi, yani düzenin sınırları içerisindeki bir radikalizmi dahi öngörmemektedir.

Bugün Türkiye’de sol yok mudur, elbette ki vardır ama işte CHP’de ve DEM/PKK çizgisinde gördüğümüz sol, kapitalizmi ortadan kaldırmaya dair herhangi bir iddiası olmayan, sosyal adalete ya da kimliklere indirgenmiş bir soldur.

Fatih Yaşlı’nın yazısı