Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Sayın cumhurbaşkanımız, AB’ye üye olmak istediğimizi, bu yöndeki irademizi açık şekilde ortaya koyuyor. Şimdi sıra AB’de. Bizim için önemli olan Türkiye’nin AB üyeliğine yönelik Avrupa’da siyasi iradenin geri dönmesidir, o zaman geri kalan çözülür. AB adım atmalıdır” dedi.
Bunu okuyunca ‘demek ki’ diye aklımdan geçirdim: Fidan, Gazze’ydi, Kuzey Suriye’ydi derken gerçeklikle bağını tamamen koparmış, Türkiye’de neler olup bittiğinin farkında bile değil!
Belli aralıklarla, birilerinin Fidan’a nasıl bir ülkede yaşadığımızı anlatmasında yarar görüyorum.
Türkiye’nin tam üyelik müzakerelerinin kesilmesinin de ‘bazı AB üyesi ülkelerin siyasi ve ideolojik yaklaşımlarından kaynaklandığını’ söylüyor.
Kuşkusuz ki o dönemde Sarkozy’nin Fransa’sı, Merkel’in Almanya’sı, Türkiye’nin AB üyeliğine olumlu bakmıyordu.
Sarkozygillerin aradığı fırsatı yaratan temel etken ise Erdoğan’ın siyasi ve ideolojik tutumundan başka bir şey değildi.
Bunu en genel şekilde “Erdoğan’ın demokrasi korkusu” diye tanımlayabiliriz.