Talat Kırış: İnsan İnsan'ı dinleyip memleketim için ağlıyorum

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bir süredir aynı eseri dinleyip duruyorum; tekrar tekrar, tekrar tekrar. Muhyiddin Abdal’ın sözlerinden Fazıl Say’ın bestelediği İnsan İnsan. Serenad Bağcan, Burcu Uyar, Cem Adrian, Güvenç Dağüstün, Selva Erdener yorumlarıyla…

Sözler beni alıp götürüyor. Gözlerim yaşarıyor, memleketim için ağlıyorum.

“İnsan insan derler idi
İnsan nedir şimdi bildim” 

Diye sesleniyor Muhyiddin Abdal 16. yüzyıldan. 21. yüzyılda geldiğimiz yer yüreğimi dağlıyor.

Yirmi bu kadar yılda siyasal İslamcıların iktidarı bizi nereye getirdi? İnsan olmanın güzel değerleri, kavramları, duyguları, avucumuzdan kayıp giden kum taneleri gibi. Erdem, mertlik, tevazu, diğerkamlık, dürüstlük, şefkat toplumumuzda yok oluyor. Bir avuç temiz yürekli insanı saymazsan umursayan kalmadı böyle şeyleri.

Dostlarıma bakıyorum, sevdiğim insanlara, kıymet verdiklerime, okumuş yazmış, aydın dediğim insanlara. Sanki bütün bunlar uzak bir sinemada oynayan yabancı bir film. 1789 öncesi Fransa sokaklarında özgürlük, eşitlik, kardeşlik diye bağıran ‘ayak takımı’ kadar cesaret göstermiyorlar. Sosyal medyaya bakıyorum, paylaşılanlara. Ortalık sanki güllük gülistan. 

İnsan İnsan’ı dinleyip memleketim için ağlıyorum. Bir şarkı, sözleri, bu kadar yaralar mı insanı?

Talat Kırış’ın yazısı