Kansu Yıldırım: Tek taraflı uluslararası yaptırımlar, yoksul ülkelerde insanlık krizine yol açmakta

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Tek taraflı yaptırımlar geniş bir yelpazeye sahip olup, başlıca yaptırım araçları finansal varlıkların dondurulması, ilaç ve gıda başta olmak üzere belirli mallar üzerindeki ithalat yasakları ve seyahat yasaklarıdır. Başka bir Marksist İktisatçı Prabhat Patnaik yaptırımların küresel sistemde etkili olmasının emperyalizmin gücüyle doğru orantılı olduğunu belirtir. Özellikle dünya ticaret işlemlerinin çoğunlukla ABD doları cinsinden gerçekleşmesi fiyatlar ve meta dolaşımı üzerindeki kontrollerde ABD emperyalizmine avantaj sağlar.

Emperyalizmin silahına dönüşmüş tek taraflı uluslararası yaptırımlar yoksul ve bağımlı ülkelerde ciddi insanlık krizine yol açmaktadır. Doğrudan ve dolaylı sonuçlara yol açan yaptırımlar nedeniyle çok sayıda insan gerekli gıdaya, ilaca, yaşamsal malzemeye ulaşamamakta, toplumlardaki en savunmasız gruplar ciddi sağlık sorunlarına maruz kalmakta, hayatlarını kaybetmektedir.

Yaptırımlar, kamu gelirlerindeki düşüş nedeniyle halk sağlığı hizmetlerini engellemekte veya hizmet sunumunda niteliği düşürmekte, döviz gelirlerindeki düşüş nedeniyle temel ithalat ürünlerinin bulunabilirliği azalmakta ve bu da tıbbi malzeme, gıda ve diğer önemli mallara erişimi sınırlamaktadır.

Araştırmaya göre ekonomik yaptırımların kullanımı son yıllarda önemli ölçüde artmıştır. Küresel yaptırım veritabanı (GSDB) kullanılarak yapılan hesaplamalara göre, 2010-22 döneminde tüm ülkelerin yüzde 25’i ABD, AB veya BM tarafından bir tür yaptırıma maruz kalmış olup, bu oran 1960’larda ortalama yüzde 8 idi.

Kansu Yıldırım’ın yazısı