Ömer Gencal: Türkiye'nin finansal kırılganlıkları büyük ölçüde döviz üzerinden

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ray Dalio’nun son kitabı “How Countries Go Broke: The Big Cyc­le” adlı kitabında anlattığı borç döngüleri, sadece küresel tarihi de­ğil, Türkiye’nin bugünü­nü ve yarınını anlamak için de güçlü bir mer­cek sunuyor. Türkiye’nin borç yapısı, enflasyonu, rezerv dinamikleri ve de­ğişen demografik görünü­mü bu merceğin altında önemli sinyaller veriyor.

Dalio’ya göre ülkeler borç yü­zünden değil, borç servis maliyeti yüzünden zorlanır. Bu açıdan Tür­kiye karmaşık bir tablo sunuyor. Kamu borcunun milli gelire oranı hâlâ birçok gelişen ülkeye kıyas­la düşük; ancak son yıllarda artan faiz oranları, bütçede faiz giderle­rini gelir artışından daha hızlı yu­karı çekiyor.

Şirketlerin döviz cin­si borç yükü kırılganlık yaratmaya devam ediyor. Hanehalkı borcu dü­şük olsa da ekonominin genel borç servis kapasitesini belirleyen asıl unsur, yüksek enflasyonla birlikte yükselen faiz yükü.

Bir ülkenin parasına güven sarsıl­dığında, borcu gerçekte olduğun­dan daha ağırlaşır.

Türkiye’nin finansal kırılgan­lıkları büyük ölçüde döviz üzerin­den şekilleniyor. Şirketlerin yük­sek döviz yükümlülükleri, kamu­nun dövize endeksli borç araçları ve ekonomideki genel dolarizasyon eğilimi ülkeyi kur şoklarına karşı hassas kılmaya devam ediyor.

Son dönemde Merkez Banka­sı’nın kur tarafında belirsizliği azaltıcı, daha öngörülebilir bir çer­çeve oluşturma çabası piyasada kı­sa vadeli istikrarın güçlenmesine katkı sağlıyor. Kur oynaklığının sı­nırlanması, fiyatlama davranışları­nı bir miktar yumuşatıyor; enflas­yon beklentilerinin kontrol altına alınmasına destek oluyor. Bu, Dali­o’nun kısa vadeli döngü analizinde önemli bir nokta: Merkez bankası­nın güven vermesi, finansal tansi­yonu düşürür.

Ancak bu istikrarın gölgesinde daha uzun vadeli, daha yapısal bir dinamik dikkat çekiyor

Hanehalkının dövize yönelimi artık sadece döviz mevduatlarıy­la sınırlı değil, döviz cinsi fonlar ve menkul kıymetler üzerinden genişliyor.

Ömer Gencal’ın yazısı